Bugun...
Bizi izleyin:


Yakup ÖZKAN


Facebookta Paylaş









Rize’nin İşgali ve Kurtuluşu... İşte Tarihi Gerçekler....
Tarih: 12-03-2018 10:04:00 Güncelleme: 12-03-2018 10:04:00


RİZENİN İŞGALİ VE KURTULUŞU.

1. Dünya Savaşın sebebi ve çıkışı:

Avrupa da 1861 de, İtalyan Milli Birliğinin kurulması ve 1871 de Alman Milli Birliğinin kurulmasından sonra, Sanayileşme ve Sömürgecilik hareketleri sonucunda AVRUPA da iki blok meydana gelmişti. Bu bloklar arasındaki siyasi, askeri ve ekonomik mücadele savaşı kaçınılmaz hale getirdi.

28 Haziran 1914 ta, Avusturya-Macaristan Veliahdı, Arşidük Francis Ferdinantın Saraybosna da bir Sırplı tarafından öldürülmesi savaşı başlatan kıvılcım oldu.

2- Osmanlı İmparatorluğunun ittifak arayışı:

a) İlk önce İngiltere’ye müracaat edilmiştir. Diş İşleri bakanına danışan Çorçil “ Şimdilik yeni siyasi ittifaka giremeyiz.” Demesi sonucunda, teklifimiz ret edilmiştir.

b) 2. teklif Bulgaristan dan geldi. Görüşmeler İstanbul da yapıldı. Bulgarların, Almanları da ittifaka katmak istemeleri, Türkiye tarafından kabul edilmedi. Sonuçsuz kaldı.

c) 3. teklif Fransa’ya yapıldı. Fransızlar da Ruslar kabul ederse dediler. Rus’yanın Osmanlı toprakları üzerindeki emelleri belli, kabul etmesi söz konusu değildi ve bu teklifte kabul olmadı.

Görüldüğü gibi Osmanlı, önce İngiltere ve Fransa ya dostluk teklif ederek bu blokta yer almak istemiştir. İstekleri kabul görmeyince Almanya, Avusturya- Macaristan bloğunda yer almak zorunda kalmıştır. O günkü şartlarda Savaşa girmekle, son yıllarda kaybedilen toprakların, tekrar kazanılması ve savaş sonucunda, Ekonomik olarak dağıtılacak pastadan pay almak istenmesi öncelikle düşünülmüştü. Böylece Osmanlı Almanya nın kucağına itildi. İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Osmanlı toprakları üzerinde emelleri ve çıkarları vardı. Savaş Osmanlının geleceği üzerinde planlanıyordu. Osmanlını savaş dışı kalması son derece zordu.

Yönetimde ki İttihat ve Terakki (Birlikte ilerleme/gelişme) Patisi ileri gelenlerinden bazıları da Alman yanlısı idiler. Sadrazam Sait Halim Paşa, Harbiye Nazırı Enver Paşa, Bahriye nazırı Cemal Paşa, Dâhiliye Nazırı Talât Bey, Meclis Başkanı Halil Bey başta gelenlerdendi.

İTTİFAK BLOKUNA GİRİŞ:

Üçlü İttifak (Üçlü Anlaşma): 1882 de Almanya, Avusturya ve İtalya arasında kurulan bir bloktur. 
Üçlü İtilaf (Üçlü Uzlaşma): 1894, 1904, 1907 de İngiltere, Fransa ve Rus yanın katılımlarıyla kurulan bir bloktur.

Avusturya dan Osmanlı devletine birliğe katılma teklifi gelmesi üzerine, 22 Temmuz 1914 te, Almanya ya başvurulmuştur. Alman İmparatoru 2. Vilhem’in isteği üzerine İstanbul da yapılan GİZLİ görüşmeler sonucunda 2 Ağustos 1914 günü Türk Alman İttifakı/İşbirliği kabul edilmiştir. Bu görüşmelerden kabinedeki bazı bakanların bile haberi olmamıştı.

ABD NİN SAVAŞA GİRMESİ;

Rusya da, 1917 yılının ilkbaharında, başlayan ayaklanmalar, Rusya’yı resmen savaş dışına iterken, Rusya’dan meydana gelen boşluk, ABD nin savaşa katılması ile doldurulmuştur. Almanya’nın 1915 yılından beri sürdürdüğü denizaltı savaşı ABD nin savaşa girmesine etkili olmuştur. Çarlık Rusya’nın Mart ayında yıkılmasından sonra, 2 Amerikan ticaret gemisinin Alman denizaltıları tarafından batırılması, ABD nin sabrını tükendi ve ABD Kongresinin 2 Nisan 1917 tarihinde aldığı bir kararla Almanya ya savaş ilan etti.

Petrograd Protokolü;

Mart 1916 tarihinde İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalandı. Sykes – Picot (Seyko Piko) Anlaşması’ndan sonra İngiltere ve Fransa, Rusya ile Petrograd Protokolü’nü imzalayarak anlaşma sağlamışlardır. Buna göre; Boğazlar bölgesi, doğuda Trabzon’un batısında belirlenecek bir noktaya kadar giden bölge ile Van ve Bitlis’in güneyine doğru, Muş Siirt, Fırat, Cizre ve İmadiye’ye kadar uzanan yerler Ruslara verilecektir. Rusya’da buna karşılık Seyko Piko Antlaşması ile İngiltere ve Fransa’nın belirlediği Orta Doğu paylaşımını kabul ediyordu.

1916 YILINDA KAFKAS CEPHESİ:

1915 yılında doğu cephesinde başlatılan Türk Alman ortak planı SARIKAMIŞ HAREKETİ başarısızlıkla son buldu. Sarıkamış ve Kars geri alınamadı. Bu cephedeki Rus ordularının arka kısımlarına gidilemedi. Ruslarda Pek bir başarı elde edemediler. Malazgirt ve Van bölgesine kadar ilerlediler.

1916 yılı 11 Ocak 1916 da Ruslar Hopa’dan ileri harekete başladılar. Türk orduları ise Arhavi deresinin batı kısmında bir savunma hattı kurmuşlardı. Ruslar deniz kuvvelerinin yardımıyla taarruza geçtiler. Dere boyu vadilerde mevzilenen Türk birlikleri denize karşı savunmasız durumda idiler. Osmanlının bu tarihte deniz gücü yok gibiydi.

Ruslar yeniden 5 Şubat 1916 da hücuma geçtiler. 7,8 Şubat 1916 tarihlerinde denizden Hopa, Arhavi, Fındıklı, Ardeşen ve Pazar ilçelerini top ateşine tuttular. 
1- Hopa savunması; 
2- Arhavi deresi savunması: 
3- Fındıklı (Vice/Abi) savunması: 
4- Ardeşen (Fırtına deresi) savunması; yapıldı başarılı olunmadı ve Çayeli hattına çekildik. Bozulan birliklerimiz çok sayıda Şehit ve yaralı verdi.

PAZAR SAVUNMASI:

Ruslar 3 Mart ta ileri harekete geçtiler. Karadeniz cephesi komutanı Tuğ General Ahmet Avni Paşa bizzat cephedeydi. Birliklerine Pazar’ın batısına çekilme emri verdi. Ruslar 4 Mart ta 2 Piyade Taburu, 7 Kazak Bölüğü, bir top takımı, 2 Makineli Tüfeği Pazar’ın doğu ve batısına çıkardılar. Ruslar Pazarda 2 bölük askerimizi esir aldılar. Sahil Müfrezesi kuşatılmadan geri çekilmeyi başardı.
Hopa dan taarruz başladığında Lazistan müfrezesinin muharip asker mevcudu 5.015 di. Rus askeri birlerinin bölgedeki asker mevcudu ise 16.000 ini.

BU BÖLGEDE TÜRK ORDUSU: 1. resmi asker. 2- teşkilat mahsusa askeri. 3- Gönüllü Askerler den oluşmaktadır.

ÇAYELİ SAVUNMASI:

Lazistan Müfrezesi, Pazar da tutunamayınca Çayeli’nin batı tarafına çekilmiştir. Rus donanması da Çayeli ve Rize yi denizden top ateşine tuttu. Ruslar 5 Mart 1916 şafak vaktinde, 2 bölük askerle Çayeli’ni işgal etmeye başladılar.

Cephe komutanı Tuğ General Ahmet Avni Paşa Çayeli deresinde iyi bir savunma yapmanın zor olduğunu görünce, savunma yapmaya Rize’nin doğusunda ki TAŞLIDERE de yapmaya karar verdi. Çete savaşlarıyla zaman kazanan Paşa, Taşlıdere de güçlü bir savunma hattı kurmaya çalıştı. Geri çekilmekte olan birliklerini toparlama imkânı buldu. Bu savunmada, 3. orduya ait düzenli ordu birlikleri yanın da Teşkilatı Mahsusa ve Gönüllü birliklerde yer aldı. 
Çayeli’nde denize karşı mevzilendiren iki Şinaydır Dağ Topundan (152 mm çapında Rus Topu) birisi, Rus savaş gemisi ateşiyle tahrip edildi.

3 Ordu komutanlığı, Trabzon da bulunan Samsun Jandarma taburunu Rize deki Lazistan Müfrezesi emrine gönderdi. Ayrıca, Yavuz savaş gemisi ile de bir piyade alayı ve bir dağ topçu bataryasını Trabzon’a göndermesini istedi.

RİZE SAVUNMASI

Rize ye gelen Samsun Jandarma Taburu, Taşlıdere mansabını (akarsu ağzını) İŞGAL etti. Rus savaş gemileri 7 Mart 1916 da Rize ye 3. kez çıkarma yaptı. Rize limanına Rus gemileri demirlediler. Rize ve civardaki Rum ve Ermeniler, askeri birliklerimizin durumu hakkında ve çıkarmaya el verişli yerleri kıyıdan işaretle düşman gemilerine göstermeye çalışmaktaydılar. Bazıları da, kayıklarla Rus savaş gemilerine giderek, Rus savaş gemisindeki komutanlara bilgi vermişlerdi. Bu olaya tanık olan bazı kişilerden dinlediğime göre, sandallarına beyaz bayrak asarak, Rus savaş gemilerine giden ve bilgi veren Türk ve Müslüman kişilerde vardı.

 

 

Alınan tedbirler rağmen, Taşlıdere de tam bir savunma hattı kurulamadı. Hopa’dan beri dağılan ve geri çekilmekte olan birlikler, Rize de tam olarak toplanamadı. Ruslar 3 Muhrip (İngilizce: destroyer, “yok edici” savaş gemisi) ile korunan, bir çıkarma gemisiyle, Rize ye Taşlıdere de ki kuvvetlerimizin gerisine bir Piyade taburu çıkardılar.

Rusları Rize ye sokmamak maksadıyla, Taşlıdere mevkiin de Türk ordusu; eski Rize-Hopa yolu üzerinde bulunan eski Taşlıdere köprüsunun Rize tarafında dere boyunca mevzilenmişti. Bu mevkide (4) saat kadar Ruslarla şiddetli çatışmalar yaşandı. Asker ve silah bakımından çok üstün Rus kuvvelerine karşı Taşlıdere de savaşan Türk askerleri, canları pahasına vatan topraklarını savundular.

Düşman birliklerimizin gerisine, Rize limanı sahillerine Müftü, Gülbahar ve Portakallık mahalleleri sahil kısımlarına asker çıkardı. İki ateş arasına kalan birliklerimiz zor durumda kaldılar. Müfrezedeki Rize Sabit Jandarma Taburu dağıldı. İlerleyen Rus kuvvetlerini karşılayan Samsun Jandarma Taburu da, Rus savaş gemilerinin denizden şiddetli top atışları sonucunda, dayanamayıp dağıldı ve geri çekilmeye başladı.

Ruslar 08 Mart 1916 tarihinde akşam üzeri Rize ye girdiler.

Binbaşı Rizeli Kahraman Kalkavan Bey, Taşlıdere savunmasında, Resmi asker ve gönüllülerle birlikte büyük başarılara imza attı. Adeta yeni bir ANAFARTALAR zaferi kazanmıştı. Bu kahramanlar yurtlarını savunurken Taşlıdere sırtlarında şehit oldular.

Düşman komutanı Naçalık, Taşlıderede ki bu mübarek şehitlerimizin cesetleri önünde, askerce bir selam verip, şu sözleri söylemekten kendini alamamıştır. demesi bu kahramanların verdikleri mücadelenin büyüklüğünü anlatıyordu.

Bu şehitler adına İslampaşa Mahallesinde şehitler çeşmesi yapılmış ve Bayburtlu halk ozanı Hicrani Taşdan tarafından yazılan 9 kıta şiirin son kıtası çeşmede bugün yazılıdır.

“- Hat çekip damga bırakma, iki üç yaz bir iki.
Arif anlar anlasınlar ne imiş bu hattaki.
Biz vatan kurbanıyız, şehitler çeşmesine gel ,
Fatiha ver kâse sunsun hurilerin derneği.-“

Not. iki üç yaz bir iki Rumi takvimde 1332 dir ve Miladi 1916 eder ve ayni zamanda şehitlerin ölüm tarihini göstermektedir.

Taşlıdere savunmasını anlatan İnce Dayı destanı nı da 1970 yılında Portakallık mahallesinden İlyas Öksüzden dinlemiştim. Çatışmayı çok güzel anlatan bir destandır.

“-İNCE DAYI DESTANI-“
MAKİNELİ TÜFEĞİN, YAYI KIRILSIN YAYI,
TOPA KARŞI TEKLİLEN, NE ETSIN İNCE DAYI.
——————————————————————
URUS’UN SİLAHLARI, HİÇ DURMADAN ATAYI,
HABU BİZUM ÜŞAKLAR, HİÇ HEDEFİ ŞAŞMAYI. 
——————————————————————–
ASKOROZ DERESUNUN, KENARLARI YANAYI,
ARA VERMEDEN DUŞMAN, GÜLLELERİ SALLAYI.
——————————————————————
RUSLAR ÇOK KALABALUK, AMA BİZDEN KORKAYI,
ALLAH YARDIM EDEYİ, YERİNDEN KALKAMAYI.
———————————————————————–
KAHRAMAN ASKERİMİZ, ŞEHRE RUS’U SOKMAYI, 
KAFASINA KOYMUŞTU, BURDA ŞEHİT OLMAYI.
——————————————————————-
ASKOROZ KÖPRUSUNU, DÜŞMANLAR AŞAMAYI, 
ÜÇ DÖRT SAATTUR BURDA, YERİNDEN KALKAMAYI. 
————————————————————————
VURULDU ARKADAŞI, ONU İÇTEN AĞLAYI,
KİMSE GÖRMESUN DİYE, GÖZYAŞINI SAKLAYI.
——————————————————————-
RUS SAVAŞ GEMİLERİ, TOPLARINI SALLAYI. 
DENİZDEN ASKERİNİ ARKAMUZA YOLLAYI.
—————————————————————-
KOLAY LOKMA DEĞİLDUR, BU RİZENUN UŞAĞI
SİZE MEZAR OLACAK, BU RİZE NUN TOPRAĞI. 
——————————————————————
KOMUTAN EMİR VERDİ, GERİ ÇEKIYOR BİZİ, 
BU SAVAŞ BURDA BİTMEZ, KİM KORUYACAK SİZİ.
————————————————————————
YENİ CEPHE KURULDU, ASPET’UN GERİSİNE, 
ÇOK DUALAR EYLEDUM, ASKERUN HEPİSİNE.

İŞGALDE RİZE:

Ruslar Rize de ve Karadeniz de uzun yıllar kalacakmış gibi davrandılar. Rus askerlerinin bir kısmı özel evlere, okullara ve camilere yerleştiler. İşgal yıllarında bölgede karayolu ve demir yolu çalışmalarına önem verdiler. Rize halkından sağlam olan erkek ve kadınları yevmiye ile bu amaçla çalıştırdılar. Tren yolu için deniz kıyısından sepetle çakıl taşıttılar ve her akşam ücretlerini peşin verdiler. Ruslar köprüler, istinat duvarları ve yol genişletme çalışmaları da yaptılar. Demir yolu çalışmalarına çok önem verdiler. Amaçları Karadeniz’i Önce Batum’a ve Batum dan da var olan tren yoluyla da Karadeniz’i Moskova ya bağlamaktı.

Daha sonra 1935 yılında İsmet Paşanın Atatürk’e sunduğu Rize ile ilgili raporda belirtildiği gibi; Rusya dan getirilen binlerce domuz yavruları Rize dağlarına bırakıldı. Amaçları bölgeye yerleşecek olan Hıristiyan halka yiyecek temin etmekti. Rus komutan ve askerleri gıda maddesi olarak halktan aldıkları, et, tavuk, yumurta, tereyağı, bal, sut, meyve ve sebzelerin parasını peşin olarak öderlerdi.

Ruslar ayrıca Karadere üzerindeki İkizdere yolunun yapımı için de halkı belli bir ücret karşılığında çalıştırdılar. Fakirlikle mücadele eden halk belli bir zaman içinde Ruslara alışmak zorunda kaldı. Verdikleri işleri yapmaya başladılar. İşgal yıllarında fakırlık, fukaralık ve iyi beslenmeme yüzünden salgın hastalıklar çıktı. Çok kişi hayatını kaybetti. Kıtlık baş gösterdi, etmek karneye bağlandı. Bir günde otuz/kırk kişi ölmeye başladı.

Ruslar; Halka şirin görünmek ve kendilerini sevdirmek için fakir halka ucuz mısır dağıtıklar ve yemek verdiler. Halkın karnını doyurmak için de bir yemekhane açma girişimleri oldu. İşgalde kara ve deniz yolundan göç edebilen aileler batıya doğru göç etmişti. Edemeyenler ise Rize de kalmıştır.

TRABZON’A DOĞRU GİDİŞ:

Lazistan Müfrezesinde muvazzaf birlik olarak sadece, 8. Piyade alay 3 ncü taburu vardı. Diğerleri ise teşkilatı mahsusa birlikleri ve Jandarma taburları erleri ve gönüllüler vardı. Erlerin çoğu, bölge halkından olduğundan ailelerini yarattığı kaygı ve endişe ile birliklerinden ayrılmakta ve ailelerine yardıma koşmaktaydılar. Bu sebeple Tabur mevcutları çok azalmış ve 200 kişiye kadar düşmüştü.

3 ordu komutanı Vehip Paşa, Trabzon’u uzaktan savunması için Avni Paşa ya KALAPOTAMOZ (İyidere) den batı ya geçirilmemesini emretmişti.

Rus Generali Yüdeniç 7 Nisan 1916 da Batum dan Rize ye geldi. Ruslar Trabzon’u işgal edebilmek için 35 bin kişilik bir kuvveti Rize ye çıkardılar. Bir kısım kuvvet Rize ye bırakıldı ve diğer Rus kuvvetleri Trabzon’u ele geçirmek için ileri harekete başladı.

09 Marta KALAPOTAMOZ ve 26 Marta BALTACI DERESİ ve KARADERE (Araklı) batısına savunma hattı kuruldu. Savunmaları Ruslar tarafından aşıldı. Avni Paşa görevden alınarak, Kur. Yarbay Hacı Hamdi bey Lazistan ve Havalisi Komutanlığına atandı.

Geri çekilen birliklerimiz Trabzon önlerinde savunma yapmış iseler de tutunamadılar. Bu arada, 13 Nisan 1916 tarihinde 3 orduda yapılan düzenleme ile 5 Kolordu komutanlığına Fevzi Paşa atandı. Karadeniz kıyılarını savunan ordu birlikleri olan Lazistan Müfrezesi ve Sahil Birlikleri Paşanın emrine verilmişti. 2 kola ayrılan ordunun bir kolu Maçka ya doğru geri çekilirken, diğer kolu dağlardan Akçaabat’a geri çekildi. Ruslar bu kuvvetin önünü kesmek için Akçaabat’a asker çıkardılar.

Trabzon şehrinden Türk ve Müslüman halk boşaltıldı. Trabzon Rumları bu durumu Rus komutanına bildirdi ve şehrin bombalanmasını istemedi. Böylece Ruslar bir direnişle karşılanmadan 18 Nisan akşamı TRABZON şehrine girdiler.

Ruslar, Rum ve Ermeni azınlıklar tarafından büyük coşkuyla karşılandılar. Ruslar bir geçici hükumet kurarak Trabzon Rum Metropoliti Hrisantos’u atadılar. Çoğu Rum’lardan oluşan bir belediye meclisi oluşturdular ve yaklaşık 2 yıl bu yönetim Trabzon’u yönetti.

RİZENİN RUSLARDAN KURTULUŞU

RUSYA DA BOLŞEVİK İHTİLALİ:

Rusya da 8 Mart 1917 de başlayan ayaklanma sonucunda 14 Mart ta Liberal bir geçici hükümet kuruldu. İhtilalcilerden Kerensky Harbiye bakanı oldu. 16 Mart 1917 de Çar 2. Nikolas istifa etti ve 300 yıldır Rusya yı yöneten ROMANOF ailesinin hükümdarlığı son buldu. Geçici hükümet savaşa devam kararı aldı. Fakat azınlıkta olan Bolşevik ve Menşevik lerin baskısı altına kaldı. Lenin Nisan ayında Petersburg’a gelerek (Emek, barış ve hürriyet) konularında çalışmalar yaptı ve Bolşeviklerin gücü, gün geçtikçe arttı. Kerensky nin Doğu hareketi başarısız olunca, yeni çıkan ayaklanma sonucunda Lvov başbakanlıktan çekildi ve Kerensky Başbakan oldu. Lenin kaçmak zorunda kaldı ve Bolşeviklere katılan, Trotsky tevkif edildi ve Eylül de serbest bırakıldı.

Askeri bir diktatörlük kurma için çıkan ayaklanma solcuları korkuttu ve Hükümeti desteklediler. Ayaklanma başarısız oldu ve Kerensky 14 Eylül 1917 te CUMHURİYETİ ilan etti. Memlekette büyük bir kargaşa yaşanmaktaydı, Yönetimde, orduda ve halkta bir düzen kalmıştı. Köylüler zenginlerin çiftliklerini yağmalıyor ve yangına veriyordu. Bolşevikler bu durumdan faydalanıp Trotsky önderliğinde bir askeri ihtilal komitesi kurdular. 5 Kasım da hükümet darbesine teşebbüs ettiler ve 7 Kasımda darbe başarıya ulaştı ve Bolşevikler iktidarı ele geçirdiler. 8 Kasımda 1917 de Lenin saklandığı yerden Petersburg’a gelerek hareketin başına geçti ve Rusya da Bolşevik rejim resmen başlattı.

Lenin ve arkadaşları önderliğinde ki Bolşevik yönetiminin ilk işi; Çarlık Rusya’sının müttefiklerle yapmış olduğu gizli antlaşmaları açığa vurmak ve savaştan çekilme kararı almak oldu.

Osmanlı devleti ile Rusya arasında devam eden Brest- Litovsk görüşmeleri 10 Şubat 1918 kesintiye uğramıştı. Rus heyeti başkanı Troçki savaşın bittiğini belirtmişti. Dağılmış olan Rus ordusunun da, Bolşevik Hükümetince resmen terhis edildiği resmen ifade etmişti. Bunu üzerine Osmanlı Hükümeti de 10 Şubatta Rusya ile savaşın resmen 10 Şubat 1918 de

18 Aralık 1917 tarihinde Ruslarla Osmanlı Devleti arasında imza edilen Erzincan Mütarekesi gereğince, Rusların Kafkas cephesinden geri çekilmeleri hızlanmıştı. Rus ordusu içinde yer alan Ermeni askerleri ve bölgedeki Ermeni çeteleri bu geri çekilişte Doğu Anadolu Bölgemizde ve Trabzon şehrimizde Türk ve Müslümanlara karşı katliamlar başlamışlardı. Trabzon da Ermenilerin 38 Müslüman’ı öldürdüğü söylenmekteydi.

Baş Komutan Enver Paşa bu katliamları önlemek için, 3 Ordu Komutanı Vehip Paşa ya “.. Rus işgali altındaki bölgenin askeri kuvvetlerle kurtarılması emrini..” vermişti. 3 Ordu Komutanı Vehip Paşa hazırlıklarını, 12 Şubat 1918’de harekete geçecek şekilde yapmıştı. 2. Kafkas kolordusunun 37. Tümeni (Komutanı Albay kazım Özalp) dır. Bu tümene bağlı 109-123 Alayları Karadeniz bölgesini düşmandan geri alan askeri birliklerimizdir. Giresun/Tirebolu Harşit deresi mevzilerinden askeri birlikler Trabzon’a doğru harekete geçti. Rus işgalinde olan ilçeler tek tek geri alınarak Trabzon 24 Şubat 1918 günü Ruslardan geri alındı.

Rusların 1916 yılı başında Hopa dan işgale başladığı tarihten beri savaşa savaşa Harşit savunma hattına çekilen bütün milis kuvvetlerimiz, ilçe ve illerimizin geri almada öncülük etmişlerdir. Resmi askerden önce hareket ederek il ve ilçelere girmişlerdir.

Rusya’da patlak veren Bolşevik ihtilalinden sonra Ruslar yavaş yavaş kendi topraklarına geri çekilmeye başladılar. O yıllarda Batum’da olan “Müdafai İslam Cemiyeti” azalarından Batum lu Cemil Hamzaoğlu dönemin milletvekili Osman Özgen Bey, Rize’nin Gülbahar Mahallesinden İsmail Vardaroğlu’na bu durumu anlatmıştı.

Ayrıca hemen takasının hazırlanmasını söyledi. İbrahim Kızıloğlu’nu da yanına alarak Tirebolu’da bulunan ordumuzla Sürmene Belediye Başkanı ile temasa geçtikten sonra Tirebolu’ya/Harşit çayına (Giresun) gittiler.

Cemil ve İbrahim Beylerin, ilgililerle görüşmeleri bitince, beraberinde olan Harşit Çayı komutanı Fehim Paşa, Şark cephesi komutanı Yzb. Muhittin Solar, Hopalı Teğmen Mehmet Efendi ve Mustafa Bey ve iki çavuşla beraber Rize’ye doğru yola çıktılar. Mustafa Bey’i Sürmene’ye bıraktıktan sonra tekrar yollarına devam ettiler. Rize’ye geldikten sonra gecenin karanlığından faydalanarak, Müftü Mahallesi’nde gizlice Osman Kalamazoğlu’nun (Akpınar Köyü: Osman Özgen ) evine gittiler.

Yarım saat sonra Osman Bey’in evinin penceresinden 5 el ateş edilerek Rizelilere barışın ilk müjdesini verdiler. Bu haber bir anda her tarafta duyuldu.

Bütün Rizeliler sevinç gözyaşlarıyla o gece sabaha kadar durmadan silah attılar. 2 Mart 1918 tarihinde sisli ve yağışlı bir günde, Ruslar Rize’yi, İkizdere’yi ve Kalkandere’yi terk ederken 2. Türk Kafkas Kolordu ve 37. Tümen bu havaliye tahsis edildi. Ayrıca 1. ve 2. Taburlar Rize’de kurulmuş oldu. 53 Alayımızda bu bölgede idi. Şark cephesi Komutam Yüzbaşı Muhittin Solar Bey, Rize halkına şu mesajı göndermişti.

“Uzun yıllar esaretin acısını çektiğimiz o kara günlere artık geçmiş olsun. Her gün zaferden, zafere koşan Türk orduları, düşmanını her cephede ezmiştir. Rize’ye doğru hareket etmiş olan birliklerimiz çok yakın bir zamanda sizleri sıcak bağrına basacaktır. Biz gelinceye kadar Rize’nin kurtuluşunda emeği geçen vatanperver Şark-i Müdafa-i İslam Cemiyeti’ nin yetkilileri sizleri idare edecektir. Mühendis Osman Bey’in başkanlığında, Zeki Tuzcuoğlu, Arif Bakırcıoğlu, Çakır (Ağa) Memişoğlu, İsmail Durmuşoğlu, Memiş Güveli, Hacı Hamza Efendi ve iki arkadaşını da başarılı olarak tanıyoruz. Bu başarılı hükümetin emirlerine itaat etmenizi bekliyoruz. Herkes gönül rahatlığıyla vazifelerinin başına dönsünler..’’ der.

Ertesi gün milis kuvvetlerimiz, silahlar atarak milli ordumuzun gelişini müjdelediler. Yağışlı bir günde bütün halk sokaklara dökülmüştü. Milli ordumuzun gelişini büyük bir hasretle bekliyorlardı.

Rize’nin eski gümrük binasının önünde toplanan halka, Tümen Komutanı General Kazım Özalp ve Yzb. Muhittin Solar, kurtuluş beyannamesini okudular. Daha sonra Yzb. Muhittin bey koynundan çıkardığı Ay yıldızlı bayrağımızı sevinç gözyaşları arasında direğe çekti. Harşit Çayı Komutanı Fehim Paşa’mın Rizelilere olan mesajını okumak için eski Rize Belediye’sinin balkonundan toplanan halka şunları söyledi.

“Muhterem Rizeliler, candan kardeşlerim, artık gözyaşlarınız dinsin. Halkımız, malımız, canımız olan hürriyetimize ve güzel topraklarımıza kavuştuk. Zafer bizimdir. İki yıllık esaret bizlere kuvvet ve cesaretten başka bir şey vermedi. Yakın bir zamanda Milli Ordumuz Rize’ye gelecektir. Boş yere cephane kullanmayın, hepinizi muhabbetle kucaklar, gözlerinizden öperim.’’

Daha sonra Milli Ordumuz Rize’ye doğru yaklaştığı haberi duyuldu. Bunun üzerine sevinç çığlıkları atan halk, askerlerimizi çiçek yağmuruna tutmuştu. Her adımda kurbanlar kesiliyordu. Rize’nin caddeleri insan selleri ile kaynıyordu. Halk, şehrin batı istikametinden (Fener Mahallesi) gelen ordumuza doğru koşuyordu. O gün Rize’de tarihi bir bayram kutlanıyordu. İşgal kuvvetleri geri çekilirken yol boyunca ölü ve ganimetlerini terk ederek kaçıyordu. Gemilerle kaçmak isteyen Ruslar ise denize dökülüyorlardı.

Yakup Özkan 
MEB Emekli Başmüfettiş ve Tarihçi
Rize; 2 Mart 2017

Kaynaklar:
1- Genel Kurmay Basım evi; 1. Dünya Harbinde Türk Harbi Kafkas Cephesi, 3. Ordu Hareketi. Cilt 1-2.
2- Genel Kurmay Basım evi; 1. Dünya Savaşında Doğu Cephesi Mareşal Fevzi Çakmak.
3- T.T.Kurumu. Milli Mücadelede Trabzon Dr. Sabahattin Özel 
4- Prof. Dr. Fahir Armaoğlu. 20. yüzyıl Siyasi tarihi.
5- Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi. Prof. Dr. Refik Turan ve komisyon. 
6- Rizenin Kurtuluşu, Celal Topaloğlu.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI