Bugun...
Bizi izleyin:


Mehmet KOÇAK


Facebookta Paylaş









Krizler ve restleşmeler...
Tarih: 07-11-2019 16:34:00 Güncelleme: 07-11-2019 16:35:00


 

Türk-ABD ilişkilerinde yakın tarihte yaşanan olumsuz gelişmelerin, zaman zaman krizlere hatta restleşmelere dönüştüğüne şahit oluyoruz.

 

Bilhassa 1960’ların ikinci yarısından itibaren ortaya çıkan ve gittikçe yoğunluğunu artıran gerginlikler dikkat çekmektedir.

 

ABD’nin 36’ncı Başkanı Lyndon B. Johnson, 5 Haziran 1964’te dönemin Başbakanı İsmet İnönü’ye ilettiği mektup ve İsmet İnönü’nün ise “Yeni bir dünya kurulur. Türkiye de o dünyada yerini alır” şeklindeki cevabı o restleşmenin ilk örneğidir.

 

O günden bu güne Türk -ABD ilişkilerinde inişli-çıkışlı dönemler yaşandı yaşanıyor.

Dün olduğu gibi bugün de benzer tehditler ve baskılar yüzünden ABD ile ilişkilerimiz zor bir süreçten geçmektedir.

 

Çünkü ABD, verdiği sözleri tutmadığı gibi imzaladığı mutabakat şartlarını da yerine getirmemektedir.

 

Hukuk ve kural tanımaz bir tavır içinde gücünü ispatlama adına bir intikam tavrı içinde hareket ederek müttefiki Türkiye’yi cezalandırmanın peşindedir.

 

Ekonomik ve askeri gücün sağladığı imkânlar üzerinden bir üstünlük kompleksiyle Türkiye’yi baskı altına alma tavır ve davranışları, ahlaki olmadığı gibi devletler hukukuna da aykırı bir davranış biçimidir.

Kısa bir zaman önce ABD Temsilciler Meclisi, 1915 Olayları’nı hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde ‘Ermeni Soykırımı’ olarak onayladı ve devamında ise Barış Pınarı Harekâtı dolayısıyla öngördükleri yaptırımları kapsayan tasarıyı hiçbir hukuki bağlayıcılığı olmadığı halde kabul etmesi bu düşmanca tutumun devam ettiğinin örnekleridir.

 

Ayrıca, ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye’yi hedef alan iki tasarıyı kabul ederek ikili ilişkileri zor bir sürece sürüklemiş oldu.

 

Bu kararlar ile yeniden başlatılan karşı tavır, NATO çatısı altında sürdürülen müttefiklik ilişkilerimizin ruhuyla bağdaşmadığı gibi, ABD’nin Türkiye ile 17 Ekim tarihinde imzaladığı mutabakata da aykırıdır.

 

Hukuk dışı olan bu düşmanca kararlarla aslında ABD, güvenilir bir müttefik olmadığı gerçeğini bir kere daha göstermiştir.

Ülkemiz ile ABD arasında bu krizler ve restleşmeler ne ilktir ne de son olacaktır.

Çünkü Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası değişen dünya dengeleri içinde Türkiye daha aktif bir dünya gücü olarak yeni uluslararası sisteme katılma süreci içinde bulunmaktadır.

 

Türkiye’nin bağımlılıktan kurtaran ve kendi başına kararlar alabilen ve de aldığı kararları ise uygulayabilme potansiyeline sahip olması, ABD ve AB’nin başını çektiği emperyalist devlet ve güç odakları tarafından hazmedilemiyor.

 

Bu hazımsızlık devam ettikçe, Türkiye’ye yönelik operasyonlar bitmeyeceği gerçeğinden hareketle ülke olarak tedbirlerimizi almalıyız.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI