ekşioğlu inşaat
karasu satılık yazlık
karasu satılık daire
mersin escort mersin escort bayan izmir escort izmir masaj samsun escort
Bugun...
Bizi izleyin:


Mehmet KOÇAK


Facebookta Paylaş









Bana göre ECEVİT
Tarih: 07-11-2018 11:17:00 Güncelleme: 07-11-2018 11:17:00



Eski başbakanlardan Bülent Ecevit, vefat edeli 12 yıl oldu.
Onu uzaktan takip ederdim. Siyaseten de farklı düşünen biri olmam hasebiyle, zaman zaman da eleştiren biri olarak onun 12 Eylül sonrası ise Demokratik sol’u yeniden milliyetçi ve özgürlükçü ve demokratik insan hakları çerçevesinde yeniden yorumlaması dikkatimi çekmişti.
Avrupa başkentlerinde gazeteci olarak görev yaptığın dönemde onu yurt dışı gezilerinde daha yakinen tanıma fırsatı bulmuştum.

Onunla buluşmak ve özel sohbet fırsatı buldum. Devamında Ankara’da iki kere ziyaret ederek evinde ağırlandım ve Türkiye ve dünyadaki siyasi gelişmelerini onunla hasbihal etmiştik.
Fikir özgürlüğü, bireyin özgürlük alanları üzerindeki baskıların kaldırılmalı, İnsan onuru korunması, ülkenin bölünmez bütünlüğü ile vatanseverlik konularındaki görüşleriyle Sempatimi ve takdirimi kazanmıştı.
Artık bana göre Bülent Ecevit, Türk siyasi tarihinde çok önemli bir yer tutmuş, ülke ve dünya siyasetini iyi takip eden önemli bir politikacı ve öngörülü bir devlet adamıydı.
Siyasilerin muhalefette iken farklı, iktidarda ise daha farklı olabileceğini de her zaman ihtimal dahilinde olduğunu da her zaman hesaba düşünen kişiyim.

Hatta iktidar gücünün bir zehirlenmeye bile insanı sürükleyebileceğini de bilenlerdenim.
Ancak, Ecevit gibi deneyimli bir devlet adamının fikirlerini inkar edecek derecede bir tavır takınacağını ise doğrusu hiç mi hiç beklemiyordum.
NELER OLMUŞTU
1999 seçimlerinde iki başörtülü kadın aday TBMM'ye girmeye hak kazanmıştı; MHP'den Nesrin Ünal ve Fazilet Partisi'nden Merve Kavakçı.

O dönemde, kamuda başörtüsü yasağı olduğundan, gözler de bu iki milletvekilinin başörtüsü konusunda nasıl bir tavır alacaklarına çevrilmişti.
MHP'li Ünal Genel Kurul çalışmalarına başörtüsünü çıkararak katılacağını açıkladı. Kavakçı ise, başörtüsüyle milletvekili yemini edeceğini söyledi.
O dönemin Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan da Kavakçı'ya sahip çıkarak, "Nasıl isterse öyle hareket edecektir" dedi.
OLAYLI GENEL KURUL

Başörtülü vekil tartışmaları sürerken Kavakçı, yemin töreninden önce kalabalık bir destekçi grubuyla birlikte TBMM'ye gitti.
3 Mayıs 1999'da TBMM'deki yemin töreninde, yemin sırası Kavakçı'dan önce olan MHP'li başörtülü milletvekili Nesrin Ünal, başını açarak yemin etti ve Genel Kurul'dan büyük alkış aldı.
Kavakçı ise, yemin töreninin ortasında Meclis Genel Kurul Salonu'na başörtüsüyle girince, Genel Kurul bir anda karıştı. FP sıralarından Kavakçı'nın salona girişi sırasında alkış koparken, DSP'li vekiller ise ellerini sıra kapaklarına vurarak protesto ettiler. MHP, ANAP ve DYP'liler ise olaya seyirci kalmayı tercih etti.
ECEVİT BİZZAT MÜDAHALE ETTİ
Kavakçı, yanında bir başka kadın Fazilet Partisi Milletvekili, Nazlı Ilıcak'la birlikte FP'ye ayrılan milletvekili sırasına oturdu.

Bu duruma, DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu ve Devlet Bakanı Hikmet Sami Türk bizzat müdahale etti. Üçlü, kürsüye giderek oturumu yöneten geçici başkan Ali Rıza Septioğlu'ndan Kavakçı'yı dışarı çıkarmasını istediler. 
Ancak Septioğlu, Bakan Türk'ün, 'Laik Cumhuriyete yakışmıyor' uyarısına 'Laiklik Cumhuriyetle ne alakası var' diyerek Kavakçı'yı dışarı çıkarma eğilimi göstermedi.
DYP'li Meclis eski Başkanvekili Kamer Genç de kürsü önüne gelerek Septioğlu'nu uyardı. Ancak Septioğlu elindeki Meclis İçtüzüğü ‘nü göstermekle yetindi.
ONU DİNLERKEN KAHROLDUM…
22 Mayıs 1999, milletvekili Kavakçı Meclis Genel Kurulu'nda. Başbakan Ecevit konuşuyor: “Burası devlete meydan okunacak yer değil! Lütfen bu hanıma haddini bildirin”
İşte bu kısa ancak ona olan inancımı kaybetmeye ve onu gönlümde bitirmeye yetti.
Anladım ki, politikacılar iktidar gücüne yenik düşer ve kendini bile inkar edecek dereceye düşerler.
Ve gördüm ki, fikirler güce göre değişirmiş…

Merhum Ecevit’in en çok eleştirdiğin bir diğer siyası tavrı ise ilerleyen yaşına rağmen iktidar gücünü partisine ve ülkesine zarar verdiği halde devretmeye yanaşmamasıydı.
Yürüyecek mecali kalmamış, ülke ekonomisi çökmüş, saygınlığını kaybetmiş bir iktidarın başbakanı olarak önüne boş para kasası fırlatılan olmamalıydı.
Demek ki, iktidar hırsı insanı bu hallere düşürebiliyor. 
Maalesef bu gerçeği bir de onda gördük ve yaşadı.
Aslında bu iki önemli hatası olmamış olsaydı, ona olan sevgi ve saygım hala devam ediyor olacaktı. İnşallah hayatının son anlarında pişmanlık duymuş ve Allah’tan affını istemiştir.
Merhum Ecevit, keşke bu iki olumsuzluğun içine düşmeden bu dünyadan göçmüş olsaydı.
Keşke o iktidar hırsı ve gücüne yenik düşmeseydi ve her kesim tarafından rahmetle anılmış olsaydı…

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI