Bugun...
Bizi izleyin:
bursa escort görükle bayan escort bursa escort görükle escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan vip transfer alanya porno izle porno izle sikiş izle sikis izle mobil porno izle porn izle hd porno izle

canlı casino kaçak iddaa kacak bahis



Mahiye MORGÜL


Facebookta Paylaş









Yeni nesil neden Post-Truth bir dünyada büyüyor?
Tarih: 15-08-2019 11:52:00 Güncelleme: 15-08-2019 11:52:00


Bütün kanallarda bu konuşuluyor; yeni nesil gözlerini gerçek dışı bir dünyaya açıyor. Bu bir sonuç ise nedenlerine inilmesi gerekirken bakıyorum bu hiç konuşulmuyor.

 

Ortada yaşanan bir durum var, hiçbir çözüm üretmeden saatlerce anlatıyorlar. Çocuklar gerçek hayatta olmayan karakterlerle arkadaş oluyor, onların oyuncaklarını alıyor, onların uyduruk hikâyelerini okuyorlar, onlardan rol kapıyorlar, kendilerini sanal karakterlerle eşleştirerek birbiriyle oynuyor, onların elbiselerini giyiyorlar, resimlerini yapıyorlar, vs.

Ekranlara çıkan post – truth dünyanın konuşmacıları diyorlar ki, “Modern dünya bitti, postmodern sanal dünya kuruldu…” Bu saptamayı yapıyor ve bu durumu kabullenmemiz için güle oynaya magazinleştirerek anlatıyorlar. Anormal bir durumu normal bir şeymiş gibi ele alıyorlar, sanki görevleri şikâyetlerin artması üzerine durumu normalleştirmenin görevlileri gibi davranıyorlar.

Saptamalarına katılıyorum, bunlar bir sonuç, ancak sürdürülebilir değildir. Roma’nın en uzun köleci toplum düzeni de bir gün bitmiştir. Tanımladıkları “Post truth gerçekler” kimin için faydasınadır kimin zararınadır ona bakmak lazım. Bir kere velilerin zararına olduğu kesin.

Bence yeni sömürgeciliğin kılıfıdır “post-truth çağ” tanımı. Emperyalizm kendini maskelemeden bu kadar nüfuz edemezdi, bunu başardılar. Direnme başlamış ki kitlelere boyun eğdirmek için bu “ikna” programlarına ihtiyaç duydular.

Post- truth dünyanın sözcüleri bir elitler sınıfı bir de sıradan insanların oluşturduğu halk var diye gayet açık anlatıyorlar. İki sınıfın ortak yanı basitleşmek, sıradanlaşmak… Eskiden olduğu gibi elitler artık entelektüel değiller, onlar da küfürlü konuşuyor, halk da, onlar da yalan söylüyor halk da…

Bu çağ, sıradanlığın itibar getirdiği, kandırılmaya açık, siyasi yalanları yutmaya açık insanlar yetiştiren, bir tweet’le sağa sola en kabadayı resti çeken, en baştakiyle en alttakinin sanal ortamda aynı davranışı gösterebildiği, vb basit eşitleştirme tuzaklarıyla örülen bir sanal dünyadır. Örnek veriliyor; “ABD başkanı Trump bu hafta altmış bir yalan söyledi. Hiç kimse bu haberle ilgilenmedi.”

Yani sıradan insanın yükselişi normalleşti. İnsanlar sıradan bir siyasi liderle kendini duygusal olarak eşleştiriyor, onun için de rahatlıkla ona oy veriyor. Yani bu dönem, entelektüel olanın değil, basit bilgisiz sıradan insanların, okumuşla okumamışın fark etmediği, herkesin cehalette eşitlendiği dönemdir. Cumhuriyet devletimiz kurulduğunda entelektüel bir toplum yetiştirmeyi hedeflemişti, okullar, köylere kadar kitaplıklarla donatılmıştı, okulların duvarlarına “Cumhuriyetin temeli kültürdür” yazılmıştı. Yani, kültür toplumundan çıkıyoruz, o dönem bitti.

Televizyonların gerçek dışı (post–truth) konuşmacıları “kabul edelim, devir böyle” diyorlar. “Küresel piyasa böyle tüketici istiyor, eğitim de buna göre insan yetiştirmek durumundadır” diyemiyorlar. Bence onlar ikna turlarına başladılar, kaygıları başladı, onun için işin eğitim boyutuna hiç dokunmuyorlar.  

Diyemiyorlar ki bu süreçte gerçek dışı bir dünya kurduğumuz çocuklar kendilerini ölüme götüren oyunları da rahatlıkla oynuyor, ölebiliyor öldürebiliyorlar. Bu da bir gerçekliktir, diyemiyorlar. Sadece bir kere Bakan Ziya Selçuk “Şiddet sarmalı artık kendini üretiyor” demişti.

Ekranlarda ‘yalan söyleyerek ikna’nın icracıları post truth modasının eğitim ayağıyla neden hiç ilgilenmiyorlar, kafama takıldı. Her halde intiharların da sıradanlaştığı bu devri olağan göstermek pek kolay olmasa gerek, çünkü yüzlerce ailede genç ölümlerin acı feryatları yükselmeye devam ediyor.

Bu döneme safsata çağı diyenler de var. Kıvrak zekâlarıyla dizi film gibi anlatıp duruyorlar. Aynı şeydir. Onlar da çocuklara örülen gerçek dışı dünyanın en tehlikeli ayağının ders kitaplarında kurgulandığını anlatmıyorlar. Bu bölüm cıss!  

POST -TRUTH MATEMATİK KİTABI OLURSA BÖYLE OLUR

İlk baskısı 18.7.2005 tarihinde yapılan Matematik -1 (Melek Ay,  Risalet Bülbül, Rabiye Ersayar, MEB yay.) ders kitabından birkaç yönerge örneği vereceğim. 2010 yılına kadar kullanılan bu kitabın basımı ve dağıtımından sorumlu olanları öncelikle belirtmeliyim; Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İlköğretim Genel Müdürü Servet Özdemir.

-Görseldeki kobra yılanı, bağırsak solucanı ve kertenkeleden en kısa boylu olanı gösteriniz. (s.25)

-Dans eden karıncaları say. (s.37)

-Resme bak. Kaç bulut var? Kaç tanesi pembe, kaç tanesi mavi? (s.142)

-Yarış dışına düşen sporcuları sayalım: Kaç kayakçı düşmüş? Kaç bisiklet bozulmuş? Kaç yüzücü havuzdan çıkmış? Rafting yapan kaç kişi suya düşmüş? (s.134)

                -İp çekme yarışında düşen çocukları say.(s.155)

-Resimdeki yunus balığının yutmak üzere olduğu balıkları geriye doğru say.(s.130)

-Cadı prensesi esir aldı, kuleye hapsetti. Prensesin 19 kulaç ipe ihtiyacı var, ama elinde 11 kulaç ip var, daha kaç kulaç ipe ihtiyacı var? (s.172)

-Devekuşu, fil, leylek ve fare resimlerine bakarak: Sizce devekuşu mu, fil mi ağırdır? Ağırlığına göre leylek kaçıncı sırada olur? Fare ağırlık sırasında neden en sonda kaldı? (s.173)

2018 basımı matematik kitaplarında gördüğümüz de budur. Post truth matematik! 2018 basımı 3.sınıf Matematik (MEB) ders kitabının 256. Sayfasından örnekler:

-Samet’in bir adımı 44 cm’dir. Samet 20 adım koştuğunda kaç metre kaç santimetre koşmuş olur? (Yürüme adımını birim verip çocuktan koşu adımı olarak sonuç itiyor!

-Her zıplayışta 3 m ilerleyen kanguru, 4 zıplayışta kaç metre ilerlemiş olur? (Test edilemez!)

- Gökçe’nin bir karışı 10 cm’dir. Odasındaki paspasın  boyu 90 cm olduğuna göre Gökçe paspasın boyunu kaç seferde ölçer?

Hatırlatalım; Paspas evin girişinde olur! Paspas kirlidir, eliyle ölçülmez! Kaç seferde ölçüleceği uzunluk kavramı öğretmez!

“AĞIRLIK”  KAVRAMI POST -TRUTH NASIL ÖĞRETİLİR

İlkokul Matematik kitaplarında öğrencilere kurulan en büyük post-truth tuzaklardan biri “ağırlık” ile “kütle” kavramlarının birbirine karıştırılmasıdır. 2005 yılından itibaren başlatılan bu kavram karmaşası şu anda ODTÜ Fizik Bölümünde okuyan öğrencilerin de sorunudur.

Örnek olarak İlkokul Matematik-3 (MEB,2018 basımı) kitabında TARTMA başlığında verilen kütle’li cümlelere bakalım: (sayfa 194, 195, 196, 197)

-Öğrenelim: Boşlukta yer kaplayan her nesnenin kütlesi vardır. Nesnelerin kütlesini tartarak buluruz. Kütle ölçü birimi kilogramdır. Kısaca kg olarak gösterilir.

-Öğretmeniniz tarafından seçilen nesnelerin kütlesini sıra ile tahmin ediniz. Kütlesini en doğru tahmin eden arkadaşınızı alkışlayınız. (elma, ayva, havuç, kalem, çanta, kitap)

-Pazarda satılan ürünleri terazi ile tartarak kütlelerinin kaç kilogram olduğunu altlarına yazalım. (Patatesin kütlesi …….. kg’dır. Domates’in kütlesi …….. kg’dır.)

-Bilgi kutusu: 1 kilogramdan az olan kütleler gram ile ölçülür.

-Aşağıda resmedilen kütlelerin kilogramla ya da gramla ölçülebileceğini yazalım. (cep telefonu, un çuvalı, kolye, karpuz, çamaşır makinesi, domates, limon dilimi, ayva)

-Terazideki  tartma araçlarına göre verilen kütleleri, örnekteki gibi eşitleyiniz. (4 kg = 4 tane 1 kg’lık ağırlık taşı.)

-Sedat 42 kilogramdır. Aylin Sedat’tan 7 kg daha hafiftir. Sedat ve Aylin’in kütleleri toplamı kaç kilogramdır?

-Plan yapalım: Sedat’ın kütlesinden 7 kg çıkarıp Ayin’in kütlesini bulurum.  Daha sonra kilogramlarını toplayıp sonucu bulurum. Aylin’in kütlesi 42-5=35 kilogramdır.

-Terazideki nesnelerin kütlesinin yarım kilogramdan ne kadar fazla olduğunu örnekteki gibi bulunuz. (domates, nar, ekmek)

-Aşağıdaki varlıkların kütlelerini, örnekteki gibi bulup eşleştiriniz. (980 kg, 75 kg, 5 kg, 40 gram, 250 kg / nine, kedi, araba, başı inek gibi kuyruğu ise tilki gibi olan dört ayaklı bir hayvan ve bir de yarım silgi)

2005’de başlayan gerçek dışı matematik örneklerini burada kesip gerçeğe hü diyelim.

Ülkemizde ileri Fizik sınıflarında ağırlık ile kütle kavramlarının karıştırılmasının nedenini araştıran bir çalışmanın bugüne kadar yapılmamış olması daha da acıdır.  Fizikte “kütle” ne kadar önemli kavramdır diye merak ettim ve arma motoruna yazdım. Karşıma çıkan bir paragrafı buraya alıyorum:

“ Ayrıca sonraki konularda göreceğiniz gibi kütle bir cismin eylemsizliğinin ölçüsüdür. Bir cismi ivmelendirmek yani hızını değiştirmek için gereken kuvvet cismin kütlesine bağlıdır; kütle arttıkça gerekli kuvvet miktarı da artar. Newton’un yasalarına göre uygulanan kuvvetin ivmeye oranı kütle olarak tanımlanır.

Son olarak kütle, doğadaki dört temel kuvvetten biri olan kütle çekimin temel özelliğidir. Fizikteki en önemli kavramlardan biridir, hemen her konuda karşımıza çıkar.”

KAVRAM EĞİTİMİ GERÇEK DIŞI ÖRNEKLERLE OLAMAZ

Temel eğitim kavram eğitimi demektir. İlk tanımlar ilkokulda beyne yerleşir. Çocuğun aklını karıştırmak ona yapılacak en büyük zulümdür, ısrarla söylüyorum, bunun TCK kapsamına girmesi lazımdır.

Temel eğitimde post truth saçmalıklara düşmemek için en doğru yol geleneksel ders materyallerini kullanmaktır.  Örneğin, ağırlık kavramı dijital araçlarla verilemez. Bazı özel ana okulları çocuklara gerçek aletleri oyuncak olarak kullandırıyorlar, olması gereken budur elbette. Ancak eskiden çocuklar bakkala gittiği zaman kilo taşını terazinin üzerinde görüyordu, ne işe yaradığını çoktan öğrenmiş olarak ilkokula başlıyordu, şimdi gerçeğini görmüyor onun için oyun aleti diye önüne getiriyorlar, onu da yeni bir yöntem gibi reklam ediyorlar.

Dijital araçlarla ağırlık kavramı öğrenilemez. Bu, geometriyi pergel cetvel kullanmadan öğrenmeye benzer. Üzgünüm ki 2005’den beri böyle çizimsiz geometri(!) dersi var.  Kalem kullanmadan okur-yazarlık da ABD’den yola çıktı geliyor; isteyene evde tablette (dijital) okur-yazarlık!

Ders kitaplarında gördüğümüz çok farklı bir şey daha var. Çocuğa, ağırlık (tartım!) kavramı öğretilirken kilogram taşlarının resimlerine baktırarak soru soruluyor. Çocuk anlamadan bakıyor bu resimlere. Ayrıca, bu çocuklar plastik oyuncaklarla büyüdükleri için zihinlerinde ağır-hafif kavramları oluşamıyor. Hatta gerçek dışı yazmaktan para kazanan birileri öylesine çoğaldılar ki diğer ders kitaplarını da sardı bu moda. Örneğin “ağır” kelimesinin müzikte düşük tempoya karşılık kullanılmasını fırsat bilerek çocuğa “Aşağıdaki müzik aletlerinden hangisi en hafiftir?” diye sorarak hem müzik kavramını hem matematik kavramını tek atışla berhava edebiliyorlar. Olan çocuğa oluyor, “ağır” kelimesini yanlış cümlede kullanmaya başlıyor.

Oysa ağırlık hesaplarında birim kilogram (aslında birim gram’dır) çok temel kavramdır. Çocuğun eline alarak, yerden kaldırarak, bizzat hissederek yaşayarak bu kavramı alması gerekir.

            

Eski kilo taşlarının MEB tarafından okulların her sınıfına dağıtılması acil ihtiyaçtır. Kendi kültür müzeme koymak için eski kilo taşları aramaya karar verdim.

Önceki gün sahilde taşlarla oynayan on yaşlarında üç çocuk gördüm. Birisinin elinde denizden çıkardığı üzeri kaygan renkli bir taş vardı. Elini taşın üzerine sürdü ve arkadaşlarına “bakın denizde yumuşak taş buldum” dedi. İnanamadım. Taş ki “taş gibi sert” kavramının kaynağıdır, dördüncü sınıfta okumuş bir çocuğumuz ona “yumuşak taş” diyebiliyordu. Aynı gün bizim sokağın halı sahasına gelen ortaokul mezunu birkaç gence bunu anlattım, ders kitaplarında kavramlar nasıl allak bullak edildi, örnek olarak anlatmaya çalışıyordum, bir oğlumuz beni bir daha hayrete düşürdü. “Olabilir, ben de yumuşak taş gördüm. Umre’ye gitmiştim, baktım gördüm, Hacerül Esvet yumuşaktı” dedi.

Neresini doğrultayım!

Bu çocuklar bizim eserimizdir. Çocuklarımıza reva gördüğümüz gerçek dışı hayatta onları hangi tehlikeler bekliyor boyutunu tahmin bile edemeyiz. Bu kuşak sebebi bilinmeyen(!) intiharlarla tarihe geçecek. Çocuklarımızı ortasına attığımız cangıldan kurtarmak için bütün velileri gerçekle yüzleşmeye davet ediyorum. 

Ekrana çıkıp “kabul edelim, post-truth döneme geçtik, bu bir gerçekliktir” deyip de bunun küresel sermayenin istediği bir sonuç olduğunu söylemeye korkanlara bir diyeceğim var. İki bin yıl önce “gerçeğe hü” diyen tıp adamı Kemerhisarlı Apollonius kadar cesur değilsiniz.

Tıbbın ulu ağabeyi Apollonius Antalya’yı kendine mesken tutmuş Roma’lı elitlere şöyle seslenmişti:

“Siz ey Aspendos’un zenginleri! Toprağı kendinizin zannettiniz. Oysa toprak hepimizindir. Gerçeği söyledim diye beni hapse attınız. Ya söylemeseydim daha kötüsü ne olabilirdi?”

İşin özeti; çocuklarımıza reva görülen post-truth dünyadan kimin maddi yararı varsa bunun sorumlusu da onlardır. Gerçek dışı matematik kitabı yazanlar, basanlar, çocuklarımızın önüne kadar getirip koyanlar, bu kitabı kullanan öğretmenlere kadar, okul yöneticilerine kadar, yanlışı gördüğü halde susarak geçit veren anne-babalar, bu vebali nereye kadar taşıyacaksınız?

 

 

 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Ramazan Bayramı 2020
    Ramazan Bayramı 2020
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI

bursa bayan escort mudanya escort

bursa bayan escort altıparmak escort

bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort bursa bayan escort alanya escort bayan antalya eskort eskişehir escort mersin escort alanya escort bodrum escort bayan alanya transfer