Bugun...
Bizi izleyin:


Mahiye MORGÜL


Facebookta Paylaş









Erzurum’un İngiliz Valisi Rawlinson’u Unutmayalım
Tarih: 24-07-2019 16:28:00 Güncelleme: 24-07-2019 16:28:00


 

23 Temmuz 1919, Atatürk Erzurum’da… “Vatan Bir Bütündür Parçalanamaz!”

Sevr’i uygulamakla görevli İşgalci İngiliz komiseri Rawlinson da Erzurum’da…

 Atatürk’e “Bu kongreyi yapmayacaksınız” demişti ve cevabını almıştı. Kongrenin 100.yılında kaynaklardan okuyalım.

Aslında merak ettiğim başka şeyler vardı, Erzurum kongresinin Rize delegesi Gazi Necati Memişoğlu hakkında yazılmamış şeyler bulur muyum diye arıyordum. Merak ediyordum, orada üst düzey İngiliz komiseri Rawlinson vardı ve bu kongre orda yapılabildi, onun engel olamadığı bir kongreydi bu.

Rawlinson’u Erzurum’da kuvvacıların esir aldığını ve  Malta esirleriyle takas edildiğini, takas heyetinin başında Rizeli Miralay Mehmet Arif Finci’nin olduğunu biliyor, bununla ilgili bir şeylere rastlar mıyım diye de merak ediyordum.  Mesela, Malta adasından esir Türk parlamenterlerden onsekizini kurtaran Rizeli denizci tayfası da hiç anlatılmıyor. Karadeniz’de İngilizlere karşı öyle destansı kahramanlıklar öyle efsane olaylar yaşandı ki, hepsi de yazılmadan silindi gitti. Çünkü Tarih kitapları İngilizleri mahcup etmeyecek şekilde yazılıyor, sanki bu bir gizli emirdir.

Belki yeni yazılmış bir şeyler bulurum diye Erzurum Kongresine dair bir arama yaptım, Rawlinson’u yazan bir şeyler aradım, karşıma gelen kaynakta yeni şeyler öğrendim.  Rawlinson Erzurum kongresini engellemek istedi, başaramadı, kuvvacıların kararlı tutumunu gördükten sonra İngiltere’ye gitti, tekrar döndüğünde İstanbul’da kuvvacılar tarafından esir alındı. Burası muğlak kalıyor. Ben ise onun Erzurum’da  Kazım Karabekir Paşa tarafından esir alındığını zannediyordum.

İNGİLİZ YARBAYI RAWLINSON-MUSTAFA KEMAL GÖRÜŞMELERİ

Yrd.Doç.Dr.Yavuz OZDEMIR

İlk Büyük Savaş'ın Osmanlı Devleti'nin dahil bulunduğu Anlaşık Devletlerin yenilgisiyle sonuçlanması üzerine, Osmanlı murahhasları ile Fransa'nın itirazlarına rağmen Bağlaşık Devletler adına İngiliz delegasyonu arasında 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Bırakışması imzalanmıştır. Maddeleriyle Osmanlı Devleti'ni fiilen sona erdiren, oldukça elastiki bir mahiyet taşıyan ve Bağlaşık Devletlerin aralarında imzaladıkları paylaşma projelerini gerçekleştirmek yolunda onlara imkanlar tanıyan, daha çok bir teslimiyet belgesi olan Mondros Bırakışması'nın söylemine uygun olarak uygulatılması ve olabilecek girişimlerden haberdar olunması için bilhassa İngiltere Hükumeti Anadolu'da bölge temsilcilikleri kurmuştur. Osmanlı Hükumeti'nin de bölge temsilcilikleri kurulması konusunda olurunu alan İngiltere, sözkonusu temsilciliklere atamalar yapmaya başlamıştır. Samsun'a Yüzbaşı Perring'i, Trabzon'a Yüzbaşı Farel'i atayan İngiltere, Anadolu'nun hem kilidi, hem anahtarı Trabzon-İran yolunun üzerinde, transit karayolu ile Kafkasya baglantısı bulunan Erzurum'a oryantalist, asker, diplomat ve politikacı kişileriyle ünlü bir aileden, İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon'un yegeni "Büyük Oyun"un baş aktörlerinden Sir Henry Rawlinson'un oğlu, "Bitmeyen Oyun"un önemli oyuncularından Yarbay Alfred Frederick Rawlinson'u atamıştır.

Bu atama üzerine Batum'dan Trabzon'a geçen Yarbay Rawlinson, yanında on kadar askerle 22 Nisan 1919'da Erzurum'a varabilmiştir. İngilizlerin Erzurum ve çevresi için taşıdıkları emeller sebebiyle Erzurum'a tayin edilmiş olan Yarbay Rawlinson'un resmi görevi; Mondros Mütarekesi koşulları gereğince, Türk ordusunun silahlarını toplama, ordunun terhis işini kontrol etme, mütareke şartlarına aykın bir hareket olup olmadığını denetleme ve Türk ordusuna ait silahları işgal kuvvetlerinin kontrolundeki depolara sevk eylemeyi temin etmekti. Rawlinson'un gizli görevleri ise; bağımsız bir Ermenistan kurulması olanaklarını araştırmak ve Türklerin silahlarını teslim etmelerini sağlamak, bu silah ve cephaneleri Kafkas Ermenilerine götürmek ve Anadolu'da olup bitenleri yakından takip etmek idi.

İngiliz çıkar ve emelleri doğrultusunda açık ve gizli görevlerinin kendisine yüklediği misyonu gerçekleştirmek amaçlarıyla Erzurum'da faaliyetler yürüten Rawlinson, Amasya Genelgesi ile kendisine tehlikede gördüğü vatanın bütünlüğü ve milletin istiklalini tehlikeden azade kılma misyonunu yüklemiş olan Mustafa Kemal ile ilk görüşmesini 9 Temmuz 1919'da gerçekleştirmiştir.

Mustafa Kemal'in resmi görevinden ve askerlik mesleğinden istifa etmesinden bir gün sonra, 10 Temmuz'da toplanacağı duyurulmuş olan Erzurum Kongresinin başlamasından bir gün önce gerçekleşen Rawlinson-Mustafa Kemal görüşmesi hakkında o günlerde Mustafa Kemal’in yakın çevresine dahil edilmiş bulunan Mazhar Müfit şu bilgileri vermektedir:

"Henüz öğle yemeğini yemiştik. Paşa ile konuşuyorduk. "Paşa'nın ordudan ve askerlikten çekilmesine rağmen Kazım Karabekir Paşa'nın gösterdiği dostluk ve nezaket eseri olarak emireri Ali  evde alıkonulmuştu. Ali, odaya geldi.

 -Kolonel Ravlenson, sizi ziyaret etmek istiyor Paşam...

Haberini ulaştırdı. Paşa, bir saniye, çatık kaşlannın altında bir güneş gibi açan bol ışıklı gözlerini Ali'nin gözleri içinde dolaştırdıktan sonra:

- Peki buyursunIar.. Dedi.

Biraz sonra, kolonel aramızdaydı. Paşa ile havadan, sudan, şundan bundan bahseden konuşmalar yaptıktan sonra:

-İşittiğime göre, burada yarı bir kongre açacak imişsiniz? dedi.

Paşa; kesin bir sesle:

- Evet milletçe açılması takarrür etmiştir.

Dedi ve muhavere karşılıklı şöyle devam etti. Kolonel:

 Açılmaması daha münasip olacaktır.

 Mustafa Kemal Paşa:

- Kongre muhakkak toplanacak ve gününde açılacaktır. Millet buna karar vermiştir. Açılmamasını tavsiye eden mütalaanıza hakim olan sebepleri bile sormayı lüzumlu görmüyorum.

Kolonel:

-Fakat, hükümetim, bu kongrenin toplanmasına müsaade edemez.

Mustafa Kemal Paşa:

- Ne hükümetinizden, ne de sizden müsaade istemedik ki, böyle bir müsaadenin, verilip verilmeyecegi bahis mevzuu olsun.

Muhaverenen tam bu asabî ve çetin noktasında, emireri elinde kahve tepsisi olduğu halde odaya girdi. Paşa ile İngiliz miralayı arasındaki muhavereden tabiî hiçbir şey anlamadığı halde Paşa'nın yüzünden, hareket tavrından, sesinden ve sesinin tonundan herhalde birşeyler sezmiş olacak ki, o andaki jestini asla unutamıyacagım. Bu saf, dürüst ve sadık Anadolu çocuğu gözlerimin içine bakarak, göz ve kaşlariyle işaret ederek:

- Koloneli kapı dışarı edeyim mi? Diye sordu. Ben de onun dili ile, yani kaş göz hareketleri ile:

 - Kahveyi ver, dışan çık! İşaretini verdim.

Ali kahveyi verip dışarı çıktıktan sonra, Paşa ile Kolonel arasındaki muhavere yeniden şiddetlendi. Kolonel:

-Kongreden vazgeçmezseniz kuvve-i cebriye ile toplantının dağıtılmasına mecburiyet hasıl olacak. Dedi.

Paşa da, derhal aynı şiddetle mukabele etti:

- O halde biz de, mecburi' ve zaruri' olarak kuvvete kuvvetle karşı koyar ve herhalde milletin kararını yerine getiririz.

Paşa, çok sinirlenmişti. Hiddetli zamanlarında kaşları çatılır ve gözleri sağa sola çevrilerek ateş saçardı. Paşa yine bu halde idi.

- Ne pahasına olursa olsun kongreyi açacagız. Diyerek yerinden kalktı ve Lord Gurzon'un yeğenine kesin bir şekilde:

 -Mülakatımız burada bitmiştir.

Dedi. Kolonel'in ters bir cevap verip Paşa'yı daha çok sinirlendirmesine mani olmak için ben de hemen oda kapısını açtım ve,

 - Lütfen. Kolonel.

Diyerek kapıyı gösterdim ve muhakkak ki, Paşa'nın muhataplarını esir halinde tutan yüksek iradesinin sevk ve tesiri altında Kolonel açtığım oda kapısından ağzından tek kelime çıkmadan ve sapsarı bir yüzle basıp gitti.

Lord Gurzon'un yeğeni, İngiliz devleti fahimesi askeri mümessili ve Erzurum işgal kuvvetleri komutanı sayın Kolonel Rawlinson bu şekilde evi ve mülakat sahnesini terk ettikten sonra, Paşa, asabiyetini muhafaza ediyor, odanın içinde geziniyor:

- Miralay Bey, böyle blöflerle, tehditlerle bizi kararımızdan vaçgeçirebileceğini zannediyor. Azmi milletin, irade milliyenin ne demek olduğunu bilmiyor.

Diyordu. Biraz düşündükten sonra:

- Bununla beraber her ihtimali nazarı dikkate almalıyız.

Diyerek ilave etti.

“Pek ihtimal vermiyorum ve ciddi telakki etmiyorum amma, şayet bu zat, kongrenin toplanmasına müdahale etmeye ve mani olmaya kalkışırsa bizim de tedarikli bulunmamız lazım gelir. Aklıma kolordudan biraz muhafız asker istemek gelmiyor değil. Fakat bu iyi bir şey olmaz. Kongreyi millet değil, asker yaptı ve yaptırdı derler."

 9 Temmuz 1919 tarihinde gerçekleşen ilk görüşme yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere oldukça sert bir havada geçmiş, Rawlinson, galibiyet psikolojisi ile gayelerinden haberdar olduğunu belirttiği Erzurum Kongresi'nin toplanmasını engellemek için tehditler savurmuş, blöfler yapmıştır.

Rawlinson'un savurduğu tehditlere Amasya Genelgesi'nde ortaya konulmuş olan "ulusun azim ve kararı" yani ulusal egemenlik ve ulusal istem doğrultusunda gayet bilinçli ve vakurca cevaplar veren Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi'nin toplanması konusunda kararlılığını göstermiş, kongrenin ulusal bir oluşum olduğunu hassasiyetle vurgulamış ve kongrenin üzerine herhangi bir gölge düşmemesi için çaba sarfetmiştir. Yapılan çalışmalar tamamlanmış, blöfleri görülen Rawlinson'un tehditlerine rağmen kongre Mustafa Kemal ve arkadaşlarının da katılımıyla 23 Temmuz 1919'da açılmış, başkanlıgına da Mustafa Kemal getirilmiştir.

Erzurum Kongresi'nin toplanmasına engel olamayan Yarbay Rawlinson, kongreye katılan delegelerle temaslar arayarak 17. Kongreyi İngiliz mandasının kabulü yönünde etkilemeye çalışmış ise de başarılı olamamıştır.

Aynı günlerde Yarbay Rawlinson, mütareke gereği kendilerine teslim edilmesi gereken silah ve malzemenin bir an evvel sınır dışına çıkarılmamasına bütün gücüyle gayret sarfetmiş. mütareke koşullan karşısındaki tutum ve silahsızlanma konusundaki tavrı belirlemeye çalışmıştır.

Nihayet, silahsızlanma konusundaki tavır, Rawlinson'a silah ve cephane vermemek için tertip edilmiş, göstermelik bir olay olan ve 26 Temmuz 1919 tarihinde gerçekleştirilen "Taşkesen Olayı"  sonrasında gerçekleşen Yarbay Rawlinson, Kazım Karabekir Paşa görüşmesiyle silahların verilmesinin mümkün olamayacağı şeklinde önemli nisbette belirginleşmiştir.

27 Temmuz 1919 tarihinde gerçekleşen Rawlinson-Karabekir görüşmesinde umduğunu bulamayan Rawlinson, Genel karargahı yaşadıkları konusunda bilgilendirirken son ümit olarak gücünün farkında olduğu  Kongre Başkanı Mustafa Kemal ile görüşmek istemiş ve bunun sonucunda, bir kez daha Mustafa KemaI-Rawlinson görüşmesi gerçekleşmiştir.

Mustafa KemaI ile Rawlinson arasında 28 Temmuz 19l9'da gerçekleşen sözkonusu ikinci görüşme hakkında Mazhar Müfit şu bilgileri vermektedir:

"-Ordu müfettişliğinden çekilmiş ve hatta ordudan istifa etmiş bulunduğunuzu biliyorum. Fakat Kazım Karabekir nezdinde müessir bir tavassutta bulunabileceğinizden eminim. Kendisine hakikati anlatınız ve gereken tavsiyede bulununuz” teklifini yaptı.

Mustafa KemaI Paşa, daha evvelki hadisenin tesiri altında veya başka mülahazanın sevkiyle olacak ki, Kolonel'e karşı çok sert davrandı. Kazım Karabekir Paşa hakkındaki şikayetlerini reddeyledi ve açıkça:

-Bu silahlar milletin malıdır. Millet bunları vermeyecektir. Dedi.

Sonra bilmiyorum, yine ne düşündü, mülakat hitam bulmuş olduğu halde:

-Bununla beraber, Kazım Karabekir Paşa nezdinde hususu surette bir kere teşebbüste bulunur ve müracaatınızdan bahsederim... Dedi.

Kolonel, sert ve huşunetli bir sahneden sonra bu cümleyi işitince, adeta çıldıracak kadar memnun oluşunu yüzünde dağılan tebessüm hatları ile saklayamadı.

26 Temmuz 1919'da gerçekleştirilen "Taşkesen Olayı” akabinde 27 Temmuz'da Karabekir Paşa ile görüşen Rawlinson, silahların verilmeyeceği cevabını almış, silahsızlanma meselesinde belirginleşmeye başlayan Türk tutumunu Mustafa Kemal ile görüşerek netleştirmeye çalışmış, devam etmekte olan Erzurum Kongresi'yle alakalı başkandan bilgi edinmeye gayret etmiştir.

Ne var ki, birinci görüşmede olduğu gibi ikinci görüşmede de Mustafa Kemal'den yüz bulamamış, yine ulus merkezli söylemlerle cevaplanmış yani ulus gerçeğine çarpmıştır. Mustafa Kemal'in Erzurum'a gelmesini takip eden günlerde silahları alma işinden daha az memnun olduğunu kaydeden Rawlinson, ortaya çıkmaya başlamış olan yeni durum üzerine Londra'ya gitmeye karar vermiş ve Mustafa Kemal ile son görüşmesini 6 Ağustos 1919'da' yaptığı veda ziyaretiyle gerçekleştirmiştir.

Kaynak: __NG__L__Z%20YARBAYI%20RAWLINSON-MUSTAFA%20KEMAL%20G__R____MELER__[%2330188]-26023.pdf

…devam edecek…

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI