Bugun...
Bizi izleyin:


Adnan ONAY


Facebookta Paylaş









Çoğulcu,katılımcı,demokrasi hikayesi
Tarih: 11-11-2019 16:12:00 Güncelleme: 11-11-2019 16:12:00


Demokrasi insanlığın nirvanası mıdır, yoksa kitleleri uyutma aracı mıdır? 

Bu soruların cevabı yüzyıllardır bulunmaya çalışılıyor olsa da, demokrasi, günümüzde ideal bir yönetim tarzı olma özelliğini sürdürüyor.

Ancak, bu durum demokrasiyle yönetilen ülkelerin dört dörtlük bir yönetsel sisteme sahip olduğu anlamına gelmiyor. Zira demokrasinin çok farklı uygulamaları var. Bu farklı uygulamalar demokrasinin kendisine çeşitli eleştiriler yönetilmesine yol açmakta.

Demokrasinin süreç içerinde eksiklerinin giderileceği öngörüsü ise (günümüz uygulamaları dikkate alındığında) pek de gerçekleşeceğe benzemiyor.

Zira, geliştirilen modeller yeni sorunlar doğuruyor ve bu nedenle demokrasiye yapılan eleştiriler zaman ilerledikçe azalmıyor aksine artıyor.
Üstelik, demokrasinin gelişmesi için günümüzde ona iliştirilen ‘katılımcılık’ sosu da işe yaramıyor.

‘Katılımcı Demokrasi’ denilen şey sisteme çeşitli katmanların eklenmesini, çoğulcu bir uygulamayı öngörse de, sonuçta ortaya çıkan tabloya baktığımızda ‘çoğulculuk’ içine girdiği çarpık yapının niteliğini değiştirmiyor, aksine, o yapının şeklini alarak onu meşrulaştırıyor, ona güç katıyor.

Bunun ana nedeni; yapıların yönetim modellerinin demokrasiyi güçlendiren iç denetim mekanizmalarından uzak olmaları ve bu mekanizmayı demokrasinin gelişmesi için kullanmak isteyenlerin işlevsiz hale getirilmeleri..

 

Demokrasi üzerinden gettolaşan kurgusal yapılarda her durumda kendini koruyan bir çekirdek güç var. Bu yapılar, elde ettikleri bu kurgusal güç sayesinde yapı içinde yer alan çoğunluğu dolgu malzemesi olarak kullanmakta ve onların temsillerini yönetsel güce güç katan şekli bir temsille sınırlandırmakta. 
Böylece karşımıza çoğulcu görünümlü, güçlü bir dar kadro yapılanması çıkmakta..
Bunun en somut örneği; şeffaf, katılımcı, çoğulcu, sınıfsız bir toplum/sistem vaadiyle ortaya çıkan bolşevik ihtilalinin politbüro otokrasisine dönüşmesidir..

 

Eğer, demokrasiyi ideal bir model olarak görüyorsak, bu ideal yapıyı nasıl oluşturacağımız sorusuna da cevap bulmamız gerek..

Türkiye ölçeğinde duruma baktığımızda; yüzümüzü nereye dönüyorsak her yapı içerisinde bir avuç insanın demokrasi kurgusu içerisinde bulundukları yeri birer Politbüro’ya dönüştürdüklerini görürüz..

Bu tablonun değişmesi için aşağıdan yukarıya doğru liyakatı, ehliyeti ve şeffaflığı esas alan bir yapısal modeli kalıcı hale getirmek durumundayız. Aksi halde katılımcı ve çoğulcu görüntülerle demokratik kurgular üzerinden çıkar örgütlerine dönüşen yapılara güç aktaran etkisiz birer eleman olmanın ötesine geçemeyiz..

‘Bu konuda umutlumuyum’ diye sorulduğunda, maalesef hiç de umutlu olmadığımı söylemek durumundayım..





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI