Bugun...
Bizi izleyin:


Adnan ONAY


Facebookta Paylaş









İBB seçim sonucu analizim
Tarih: 24-06-2019 13:11:00 Güncelleme: 24-06-2019 13:14:00


İstanbul’un dünya metropolleri arasında parmakla gösterilen bir kent haline gelmesi için Binali Yıldırım’ın seçilmesini arzuluyordum.

 

Zira, en soldan, oportünist sağa kadar birbirine benzemeyenlerin oluşturduğu ittifakın yönetimde sorun oluşturacağına inandığım gibi, bu ittifakın adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun da İstanbul’u hayal ettiğim bir kent haline getirebilmesi konusunda yetersiz bir isim olduğuna inanıyordum.

 

Ayrıca; bu düşüncemin yanı sıra geçmiş tecrübelerime dayanarak, iktidara mensup bir belediye başkanı olmanın önemli avantajlar sağladığını biliyordum.

Bütün bunlar ortada olsa da; seçmenin tercih yaparken bu gibi durumları dikkate almaktan ziyade genel siyaset üzerinden karar verdiğini bildiğim için de Ak partinin İstanbul’da neden zorlandığına önceki paylaşımlarımda kısmen değinmiştim.

 

Bunların üzerine seçim sürecinde yapılan hatalar, uygulanan yanlış stratejiler ve bazı yanlış söylemler eklenince seçmen kitlesel bir şekilde İmamoğlu’na yüklendi.

 

Öncelikle; İmamoğlu cephesi üzerinde iyi çalışılmış çok iyi bir seçim strateji ile yola çıktı.

 

Daha önceden başlayan seçim ittifakını 31 Mart seçimlerinde aşırı sol ve HDP’ye de açarak solun renklerini, çeşitli uçlarını kendine bağladı.

 

İmamoğlu’nu ise ağırlıklı olarak sağ ve bölgesel seçmene yönlendirdi.

 

Ak parti ilçe belediye başkanlarını ağırlıklı olarak Trabzonlu ve Karadenizlilerden seçtiği için İstanbul’da önemli bir Karadenizliler potansiyeli oluşmuştu. İmamoğlu bu potansiyelin üzerine yöneldi. Onun için Karadenizlilerin milliyetçilik duygularını daha da kaşıyacak söylemlerin gündeme gelmesini son derece başarılı bir şekilde kullandı.

 

Demirel’in “hamsi kavağa çıkar mı” sözünün nelere mal olduğunu bilen İmamoğlu cephesi, “Pontusluk” tartışmasının büyümesine imkânlar oluşturdu ve Bilhassa Doğu Karadenizlileri etrafında kenetledi.

 

Bayram kutlaması adıyla bölgeye yaptığı ziyaretleri coşkulu mitinge dönüştürdü.

 

Vali krizi ise ona puan kaybettirmedi, buradan yeni bir mağduriyet algısı oluşturuldu.Birçok ilginç ismin geçtiği Vip’ten İmamoğlu’nun geçmesi neden bu derece sorun yapıldı denildi.
Aynı ekibin Trabzon’dan sorunsuz bir şekilde geçip, Ordu’da bu hadiselerin yaşanması Valinin iktidara yaranma isteğiyle işlendi.

 

Sürekli mağduriyete oynadı ve gerilimler üzerinden mağduriyet algısı oluşturdu.

 

İmamoğlu, çok sık anketler yaptırarak halkın nabzını ölçtü ve kendi imajına zarar verdiğini gördüğü Kılıçdaroğlu ve Kaftancıoğlu’nu sahadan uzak tuttu.

 

Israrla “seçilmiş belediye başkanı” olduğunu vurgulayarak hakkının elinden alındığını işledi, çeşitli atraksiyonlar yaparak buradan çıkan tartışmalar üzerinden mazbatasının gaspedildiğini yerleştirmeye çalıştı..

 

İmamoğlu bunları yaparken; Ak parti İmamoğlu cephesinin stratejisine karşı daha gelişkin bir strateji oluşturmak bir yana, adeta İmamoğlu’nun stratejisinin tamamlayıcısı oldu.

 

Seçim çalışması adına ortaya çıkan herkes ayrı bir söylemle, hatta birbiriyle çatışır söylemlerle sahada (sözde) çalışma yaptılar.

 

HDP seçmenini kazanma adına Abdülkadir Aksu gibi unutulmuş eski bakan olan yaşlı bir isme görev verilmesi ve bazı Kürt siyasilere makamlar sunulması HDP cephesinde çaresizlik olarak değerlendirildi ve kullanıldı. O cephede”Kürt’leri şimdi mi hatırladınız” gibi sözler dolaşır oldu. Bu atamalar Akparti içinde rahatsızlık yarattı, MHP cephesinde de tepkilere yol açtı.

 

Binali Yıldırım’ın Dıyarbakır ve G.Doğu gezisinde söylediği “Kürdistan mebusları “ gibi sözleri bu cephede tepkileri daha daha da büyüttü..

 

Toplumda”Bunlar, İmamoğlu’nu HDP işbirliği nedeniyle PKK üzerinden eleştirirken, şimdi kendileri aynısını yapıyorlar, o halde neden aylardır İmamoğlu’na saldırıyorlar” algısı oluştu.

 

Bardağı taşıran son damla ise, ziyaretçi kapısı aralanan Öcalan’ın tarafsızlık mektubu ve kardeşi Osman Öcalan’ın TRT kürde çıkarılması oldu. Seçime iki gün kala böyle bir yola başvurulması milliyetçi, muhafazakar sağ seçmeni karşı cepheye itti, HDP’den ise bir kopma sağlayamadı. Aksine HDP’liler, daha yararlı gördükleri İBB’den pay kapmayı daha yararlı gördüler.

 

Sonuçta; Bu seçim bir strateji yarışı oldu ve oyunu iyi kuran İmamoğlu cephesi kazandı.

İnşallah bu sonuçlar ülke için, hepimiz için hayırlara vesile olur, iktidar da aklını başına toplar..

Nerede hata yaptıklarını sorgulayıp, toplumun beklentilerine uygun yeni bir yol haritası çizer.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI