Bugun...
Bizi izleyin:



Temel Karamollaoğlu: Mülteci sorununu barış bitirir

Tarih: 01-08-2019 18:27:22 + -


Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin haftalık olağan basın toplantısında ülke gündemine yönelik çarpıcı açıklamalarda bulundu…


Temel Karamollaoğlu: Mülteci sorununu barış bitirir

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Suriyeliler üzerinden bir kaos ortamının oluşturulmak istenildiğine dikkat çekerek, “Şu ana kadar bir olumsuzluk yaşanmadı. Ülkemizde 5 milyon Suriyeli mültecinin olduğu ifade ediliyor. Biz iktidarın Suriye politikasını benimsemediğimizi baştan beri duyurduk. Suriyeli mültecilere karşı yürütülen hareketin sırf iktidara karşı yapılmasını uygun görmüyoruz. Irkçı fikirlere dayanarak bir nefret dili oluşturulmak istenilmesini doğru bulmuyoruz. Suriye’de bir barışı sağlarsak mülteci sorunu biter” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, olağan haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Saadet Partisi Balgat Eğitim Merkezi’nde gerçekleşen toplantıda Karamollaoğlu, son dönemlerde Suriyeli mülteciler üzerinden başlatılan tartışmalar başta olmak üzere ekonomi ve dış politika konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. 

NİJERYA’DAN GELEN ÇELİŞKİLİ HABERLER BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR

Dünyada ciddi ve üzücü gelişmelerin yaşandığına dikkat çeken Karamollaoğlu, Suriye’deki karışıklığın ciddi bir hale ulaştığını belirtti. Libya’da, Sudan’da, Cezayir’de yaşanan olaylardan endişe duyduklarını kaydeden Karamollaoğlu, “Uzun zaman sonra Nijerya’da bir hadise meydana geldi. 65 kişi hayatını kaybetti. Nijerya bizim için önemli. Nijerya D-8’lerin bir üyesi, halkın büyük çoğunluğu Müslüman olan Afrika’nın en kalabalık nüfusuna sahip. Bölgeden gelen çelişkili haberler bizi endişe ettiriyor. Eğer orada bazıları cihad yapıyoruz diye katliama kalkışıyorsa onların İslam’la bir alakası yok. Cihad, savaşa giden yolu kapatmak için yapılır. Tam manasıyla savaşa giden yolu tıkamak için yapılan mücadeledir. Masum insanları katletmek gaflettir” dedi.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA YAŞANAN GELİŞMELER BİZİ ENDİŞELENDİRİYOR

Karamollaoğlu, son günlerde en çok konuşulan konuların başında gelen Doğu Türkistan meselesine değinerek, “Bu konu bizi endişeye sevk ediyor. Biz Türkiye’nin Çin ile ilişkisinin artmasını istiyoruz.  Ama yeri geldiğinde Çin hükümeti uyarmalıdır. Yanlışlık varsa onları bu yanlışlıktan döndürmeye davet etmelidir. Doğu Türkistan’da insanın kabul edemeyeceği sert muamelelerine kaldıklarına ilişkin bilgiler alıyoruz. Buradaki bazı kişilerin oradaki akrabalarıyla görüşemediklerine şahit oluyoruz. Bu dram sebebiyle ülkemize sığınan birçok Doğu Türkistanlı kardeşimiz bulunmaktadır. Fakat geçtiğimiz hafta bunlardan birisi olan Zinnetgül isimli Doğu Türkistanlı bir anne ve iki çocuğu sınır dışı edildi. Biz bu konuda Çin hükümetine değil, bizim hükümetimizin bu konuda ne kadar bihaber olduğuna, söyledikleriyle yaptıklarının birbiriyle uyuşamadığına şahit oluyoruz. Böyle kopukluk olmaz. Olay medya gündemine yansıyınca Göç İdaresi önce sınır dışı haberlerini yalanladı, akabinde ise iadenin Çin’e değil Tacikistan’a yapıldığını duyurdu. Bizim ne devlet geleneğimize ne misafirperverliğimize ne de mazlumlara kol kanat geren duruşumuzda hiçbir zaman olmamıştır. İdam edilme tehlikesi bulunan bir kadını çocuğuyla beraber sınır dışı etmek kabul edilecek bir durum değildir. Mısır’a iade edilen Abdulhafız’ın bugün akıbeti belli değil. Bundan dolayı hükümetin bize sığınan insanları, suçlu iddia edilen kişileri iade etmemesi gerekiyor. Zaten hiçbir ülke iade etmiyor” ifadelerini kullandı.

IRKÇI FİKİRLERLE NEFRET DİLİ OLUŞTURULMASINI DOĞRU BULMUYORUZ

Suriyeliler üzerinden bir kaos ortamının oluşturulmak istenildiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, şöyle devam etti: “Şu ana kadar bir olumsuzluk yaşanmadı. Ülkemizde 5 milyon Suriyeli mültecinin olduğu ifade ediliyor. Biz iktidarın Suriye politikasını benimsemediğimizi baştan beri duyurduk. Suriyeli mültecilere karşı yürütülen hareketin sırf iktidara karşı yapılmasını uygun görmüyoruz. Ümit ediyoruz ki, iktidar yaptığı hatanın farkına varır. Farkına varmazsa hatasını göremez. Irkçı fikirlere dayanarak bir nefret dili oluşturulmak istenilmesini doğru bulmuyoruz. Ülkelerinden çıkan iç savaştan ülkemize kaçan milyonlarca Suriyelilere karşı kucak açmamız önemlidir. Hiçbir ülke bizim davranışımızı sergileyemedi. Binlerce mültecinin denizlerde boğulduğunu, sınırlarda çok zor durumda yaşadığını biliyoruz. Suriyeli mülteciler meselesinin elbette hal edilmesi lazım. Türkiye’nin bu kadar yük taşıması çok büyük külfet getirir. Suriye’de bir barışı sağlarsak bu sorun biter. Suriye’de bir barış olmazsa kendi ülkelerine dönmez. Sınır hattı yapılsa da kendi ülkelerine döneceklerini düşünmüyorum.”

KRAVATLI ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ÜLKENİN ZİRAAT MESELESİNİ ÇÖZEMEZ

Hükümetin rakamlarda manipülasyon yaptığına dikkat çeken Karamollaoğlu, “Rakamları topluyorsunuz, açık çıkıyor. Giren ve çıkan paraya bakıyorsunuz, büyük boşluk var. Hükümet rakamlarla oynuyor. Siz rakamlarla oynarsanız sadece insanları değil, kendinizi de kandırırsınız. Ve sadece bu ülkeye zarar verirsiniz. İşsizlik yüzde 13 oldu. Bu, işsizliğin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Yoksulluk sınırında maaş alanlar parmakla gösteriliyor. Yoksulluk sınırı 7 bin TL’yi geçiyor. Tarıma daha gereken önem verilmiyor. Çiftçiye verilen desteği bile vermiyorlar. Bir adam bütün imkânlarını seferber edecek, ekecek biçecek, mazota para verecek sonra bunu hasat döneminde satacak. Eğer para kazanmazsa çiftçiliğe devam etmez. Her tarım ürünü için ayrı politika oluşturulması gerekiyor. Niye topraklarımızın ekilmediğini bile düşünmüyorlar. Kravatlı ziraat mühendisleri Türkiye’nin ziraat meselesini çözemez. Ziraat mühendisi çiftçinin halinden anlayacak. Hükümete de bunu ulaştıracak” şeklinde konuştu. 

TASVİP EDİYORUZ MANASINA GELMEZ

Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karamollaoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında yer alan ve söz konusu bildirideki düşünceleri paylaştığı ya da desteklediği anlamına gelmediği şeklindeki ifadelerin sorulması üzerine ise şunları söyledi: “Biz ille de o metnin içeriğini tasvip ediyoruz manasına gelmez. Orada bazı ifadeler kullanılmış ama ben kullanmazdım o ifadeleri. Ancak o ifadelerin kullanılması bir suç işlendiği manasına gelmiyor. Anayasa Mahkemesi’nin söylediği de o. İnsanlar çıkarlar ve bir konuda fikirlerini dile getirirler. Ben o fikri benimsemem ama o insanın o fikri dile getirmesini de onun hakkı olarak görürüm.”

TÜRKİYE'NİN BİR NUMARALI MESELESİ EKONOMİ

Türkiye’nin bir numaralı meselesinin ekonomi olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, ülkede adalet mekanizmasının çalışmadığına dikkat çekti. Fikir özgürlüğ ünün önemine vurgu yapan Karamollaoğlu, “Çözüm arayan mevcut kalıplara kendi fikirlerini sokamayanları cezalandırırsanız onlar kendilerine yeni ülkeler ararlar. Kimse adalete güvenmiyor. Anayasa Mahkemesi bir karar aldı. Kıl payı. Bu kararın içeriğine hiç temas etmiyorum. Birtakım akademisyenler bir süre önce deklarasyonda bulunmuşlar, hükümetin aldığı bir kararı kınamışlar. Kınarken de birtakım imalarda bulunmuşlar. Bundan dolayı mahkemeye gitmişler, mahkeme bunları cezalandırmış. Anayasa Mahkemesi bu kararı bozdu. İnsan haklarını ilgilendiren bir kararda kıl payı ile bir karara varabildi” ifadelerini kullandı.

EGE’NİN SU KAYNAKLARI CİDDİ TEHLİKEYE GİRER

Kaz Dağları’nda başlatılan altın çalışmasına dikkat çeken Karamollaoğlu, şunları kaydetti: “Altın madeninin işletilmesi bir döviz kaynağı olarak görülüyor. Altın rezervlerimizin olduğu görülüyor. Altın aramada siyanür kullanılıyor. Bu da çevreye ciddi zarar veriyor. Bizim burada geniş sahalarda altın araması yapıldığı için ciddi bir ağaç kıyımı yapılıyor. Kaz Dağları’nda yaşanan kıyım gibi. Eğer bunlar eski metotlarla, yöntemlerle devam edelerse ciddi tahribat oluşturur. Pahalı diye bazı metotlar uygulanmazsa geleceğimiz için tehlikelidir. Su kaynaklarını ciddi şekilde olumsuz etkiler. Ege’nin su kaynakları da ciddi tehlikeye girer. İktidar bu konuda körleri sağırları oynuyor. Oraya muhakkak ağaçların dikilmesi gerekiyor. Bir yerde güzellik varsa iktidar ‘orada nasıl rant ederim’ diyor. Bırakın şu inşaatları, çevreyle ilgilenin. Oradaki vatandaşlar bu iktidarın sicilini bildiği için Salda Gölü konusunda endişe ediyorlar. Biz de onların o endişelerini taşıyoruz. Salda Gölü ile ilgili muhakkak bir çalışma yapılması gerekiyor.”




Kaynak: milligazete.com.tr

Editör: Dilek ONAY CAN



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Siyaset Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI