Bugun...
Bizi izleyin:



İsmail Hakkı Akkiraz: Değdi mi Fatih!

Tarih: 13-04-2019 13:54:41 + -


Saadet Partisi Genel Merkezi'nin icra yoluyla boşaltılması üzerine Milli Gazete Yazarı İsmail Hakkı Akkiraz “Değdi mi Fatih” başlıklı bir yazı kaleme aldı.


İsmail Hakkı Akkiraz: Değdi mi Fatih!

Saadet Partisi’nin kuruluşu 2001 yılından bu yana 18 yıldır parti genel merkezi olarak kullanılan bina, Mill Görüş'ün merhum lideri Prof Dr. Necmettin Erbakan'ın oğlu Fatih Erbakan ile Prof Dr. Necmettin Erbakan'ın damadı Mehmet Altınöz'ün ortağı oldukları Emlak Turizm Ticaret AŞ tarafından açılan dava sonucu polis ve icra memurları eşliğine boşatılmıştı. Saadet Partisi’nin ek süre talebi reddedilmişti.

Milli Gazete yazarı İsmail Hakkı Akkiraz meydana gelen bu üzücü olayın ardından bugünkü köşesinde “Değdi mi Fatih” başlıklı bir yazı kaleme aldı. İşte Akkiraz’ın o yazısı

Değdi mi Fatih!

Bismillahirrahmanirrahim;

Hamdımız âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Cenab-ı Allah’adır. Salâtımız ve selamımız ise Peygamberimiz, âli ve sahabeleri içindir.

İnsanlık tarihinde hak-batıl mücadelesi kolay şartlarda yürümemiştir. Hak-batıl mücadelesi, dünya hayatının çetin bir imtihanıdır. Bu imtihanı kazanmak, sığ iddialar ile değil, Allah’ın rızası İslam’ın hak ve adalet ölçülerine dayanan “adil bir nizamın” kurulması için, ittifak halinde, ihlâs ve samimiyetle yapılan bir “iman ve cihat” ile olur. “Adil bir nizamın” kurulması ve yürütülmesi için yapılacak mücadele, herkesin kendi kafasına göre yapabileceği bir mesele de değildir. İslam’ın emrettiği cihadı, koyduğu disiplin ve ciddiyet kurallarına uymaksızın yapmaya çalışmak, faydalı değil, zararlı bir şey olur. Osmanlının yıkılmasından sonra İslam dünyası; zihin dünyalarında yaşadıkları sapmalar ve ırkçı emperyalizmin etkisiyle izzet ve iktidarını kaybetmiştir. Bunun faturasını da ağır ödemişlerdir. İslam âleminin içine düştüğü bu olumsuz durumdan rahatsızlık duyan ilim ve fikir önderleri, çeşitli ülkelerde bir takım ıslah hareketi başlatmıştır. Hasan El Benna, Mevdudi, Aliya İzzetbegoviç gibi liderler, başlattıkları hareketler ile ümmetin uyanışı için ciddi adımlar attılar. Türkiye de ise 1969 yılında, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız, Milli Görüş hareketini başlatmıştır. Hocamız Milli Görüş’ü; asrın en mühim hareketi olarak tanımlamıştır. Çünkü bu hareket, yeni bir medeniyet tasavvuru, adil bir düzen teklifi ile Müslümanların ve bütün insanlığın saadetini esas alan, yeniden diriliş hareketi olmuştur. Milli Görüş; tarihi gelişimi içersinde, İslam toplumlarına ve insanlık âlemine önderlik edecek kıvama ulaşmıştır. Milletlerin bilinçlenmesinde önemli mesafeler kazanmış, adımlar atmıştır. Milli Görüş; Müslümanların ve insanlığın stratejik düşmanı Siyonizm’i deşifre etmiştir. Milli Görüş’ün, Siyonizm ile mücadelesi, ağır bedeller ödemeyi gerektiren bir mücadeledir. Milli Görüş mensupları, bu bedelleri ödeye, ödeye bu günlere gelmiştir. Bundan sonra da ödenmeye devam edilecektir. Milli Görüş’ün tam dört partisi kapatılmıştır. Özal, Erdoğan, Numan Kurtulmuş gibi şahsiyetler üzerinden hareket çeşitli bölünmelere maruz kalmıştır. Erbakan Hocamızın “bir hidayet kararması” olarak tanımladığı bu sapmaların tek hedefi, Milli Görüş’ü bitirmek veya etkinliğini kırmaktır. Erbakan Hocamızın sağlığında gerçekleşen bu kırılmalar karşısında Milli Görüşçüler, aşılanmış ve çelikleşmiştir. Erbakan Hocamız, Saadet Partisi Genel Başkanı olarak 27 Şubat 2011 tarihinde vefat etmiştir. Erbakan Hocamızın vefatı ile Milli Görüş hareketi yeni bir döneme girmiştir. Hareketi ayakta tutan “temel esaslar” istikametinde gereken kurumsal adımlar atılmış, YİK Başkanı seçilmiş, genel başkan belirlenmiştir. Bu dönemin önemli meselelerinden birisi de, Fatih Erbakan ve aile ile Milli Görüş camiası arasında yaşanan meseleler olmuştur. Milli Görüş camiası ile Fatih Erbakan arasında yaşanan hadiselerin birçok boyutu vardır. Yaklaşık otuz yıldır Erbakan Hocamızla ve diğer dava büyüklerimizle birlikte çalışan birisi olarak tespitlerimi sizler ile paylaşmak istiyorum.

TESPİTLER

Temsil yetkisi: Hocamızın vefatından sonra Milli Görüşçüler, Oğuzhan Asiltürk’ü YİK Başkanı olarak seçmiştir. Fatih Erbakan, buna itiraz etmiştir. Bu itiraz; şekle değil, esasa yöneliktir. Onlara göre Milli Görüş davası ve müktesebatı, Erbakan Hocamızındır. Bu dava ve müktesebatını temsil yetkisi, Erbakan Hocamızın varisi olan Fatih Erbakan’a ve aileye aittir! Bundan dolayı, onların onayı olmaksızın yapılan bu seçim hükümsüzdür. Aile bu olaya böyle itikat etmektedir.
Liderlik ve Genel Başkanlık: Hareketin liderliği ve Parti Genel Başkanlığı bir hak ise bu hak Fatih Erbakan’a aittir. Başkaları tarafından kullanılamaz. Bu itikada göre, Hocamızın vefatından sonra Saadet Partisi’ne genel başkan olanlar, hakkı olmayan bir yetkiyi kullanan kimseler hükmündedir. Yine bu itikada göre, Genel Başkanlığı meşru olmayan bir partinin içinde yer alarak çalışma yapmak yanlışa itaat etmek olur. Bu ise aile şerefiyle bağdaşmaz.
Kadro ve mal varlığı üzerinde tasarruf hakkı: Hareketin bütün kadroları ve mal varlığı üzerindeki tasarruf hakkı Fatih Erbakan’a ve aileye aittir. Bu sebeple Milli Görüş kadroları, Fatih Erbakan’a itaat etmediği için yoldan çıkmıştır. Saadet Partisi bu itikat sebebiyle “yoldan çıkmış, hedefinden sapmış” bir parti olarak ilan edilmiştir. Bu sebeple davanın malları zaten sahibinin elindedir. Böyle inanıyorlar.
Gelecek kaygısı: Fatih Erbakan ve aile, derin bir gelecek kaygısı içine düşmüşlerdir. Eğer onlar, gelip Saadet Partisi içinde bulunurlarsa, büyük bir darlığa ve sıkıntıya düşeceklerine inanmaktadırlar. Bu kaygı onları, elinde bulundurdukları imkânları kaybetmeme yoluna itmiştir. Bunun için ayrı baş çekiyorlar.
Hocamızın yakın çalışma arkadaşları ve ekibi: Fatih Erbakan ve aile, üzülerek ifade ediyorum ki, Erbakan Hocamızın yakın çalışma arkadaşlarını “Erbakan ile var olan ve geçinen” kimseler olarak görmektedir. Yakın çalışma ve hizmet ekibini de “Erbakan’ın maaşlı marabası” olarak değerlendiriyorlar. Bu beş sebepten dolayı; Fatih Erbakan ve aile Saadet Partisi’nden uzak durmaktadır. Bu tercih, onların tercihidir. Yoksa onları Saadet Partisi’nden kimse dışlamamıştır.

TAHLİYE

Saadet Partisi’nin hizmet verdiği bina ETAŞ A.Ş’ye aittir. Şirketin beş ortağı vardır. Büyük ortakları ise Fatih Erbakan ve eniştesi Mehmet Altınöz”dür ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Altınöz’dür. Bu şirketin niçin kurulduğunu bilmeyen yoktur. Fatih Erbakan ve eniştesi kendilerine ümmet tarafından emanet edilen yetkiyi, Milli Görüş’ün tek partisi Saadet Partisi’nin aleyhine kullanmışlar ve partiyi bu binadan tahliye etmeyi başarmışlardır. Yukarıda saydığım beş sebep bu tahliyede etkili olmuştur. Burayı kurdukları “partinin” Genel Merkezi yapacaklarmış! “Hak şerleri hayreyler, zannetme ki gayreyler, arif anı seyreyler, Mevla görelim ne eyler, neylerse güzel eyler” demiş İbrahim Hakkı hazretleri. Selam hidayete tabi olanlara…




Kaynak: milligazete.com.tr

Editör: Dilek ONAY CAN



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Siyaset Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI