Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      90,38
      % 0,69
      BIST
    • DOLAR
      3,6
      % -0,26
      Dolar
    • EURO
      3,92
      % 0,42
      Euro
    • ALTIN
      144,56
      % -0,10
      Altın



Fıtır Sadakası Hakkında

Tarih: 27-06-2016 14:23:01 + -


Fıtır Sadakası Hakkında Bilinmesi Gerekenler


Fıtır Sadakası Hakkında

Artvin İl Müftülüğü Ramazan ayı ile ilgili bilinmesi gerekenleri büyük bir titizlikle açıklamaya devam ediyor.

 

İslamiyet’te üç ayların sonuncusu, on bir ayın sultanı ve ayların en faziletlisi olan Ramazan ayında vatandaşları doğru bilgilendirmeyi amaçlayan Artvin İl Müftüsü Kemal Uçkun, Fıtır Sadakası Hakkında Bilinmesi Gerekenler ile ilgili bilinmesi gerekenleri açıkladı.

 

Artvin İl Müftüsü Kemal Uçkun, İçtimaî birer varlık olan insanların statü itibariyle birbirlerinden farklı olabilecekleri gibi, bazılarının zengin, bazılarının da fakir olması doğaldır şeklinde açıklamalarda bulunarak, “ Toplumların mutluluğu, huzur ve sükûnu sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya bağlıdır. Bunun içindir ki dinimiz zekât, sadaka ve infak gibi malî ibadetlerle zenginin gerçek ihtiyaç sahiplerine yardım etmesini emretmiştir. Hatta bu yardım etmeler bazen nâfile, bazen vacip, bazen de farzdır. Böylece sosyal yardımlaşmanın sürekliliği ve sınırsızlığı sağlanmıştır. Allâhu Teâlâ infakın yani fakir ve fukaranın ihtiyaçları için sarfiyatta bulunmayı mü’min ve muttakilerin özelliklerinden olduğunu buyurur: “Onlar gayb’a îman ederler. Namaz kılarlar. Ve kendilerine verdiğimiz rızıktan yerli yerince sarf ederler.”  (Bakara s., 3)

“Sadaka” deyince zekât dışında ibadet niyetiyle fakirlere yapılan yardımlar akla gelirse de sadaka boyutu geniş olan bir kavramdır. Hz. Peygamber (s.a.v)’in hadislerinde “sadaka” olarak değerlendirilen hususlardan bazıları şunlardır: “Yırtıcı hayvanların yediklerinden dolayı sahibi için sadaka vardır.” “Din kardeşinin yüzüne gülümsemen senin için bir sadakadır.” “Şüphesiz kıyamet gününde müminin gölgeliği sadakası olacaktır.” “İyiliği emredip kötülükten sakındırman bir sadakadır.” “İnsanların gelip geçtiği yoldan taşı, dikeni, kemiği, -eziyet verici her türlü nesneyi-  kaldırman senin için bir sadakadır.” “Allah’ın kullarına selâm vermen sadakadır.” “Güzel söz sadakadır.” “Kuyudan kova ile çektiğin sudan din kardeşinin kovasına su dökmen yine senin için bir sadakadır.” “Yolunu kaybetmiş kişiye doğru yol göstermen bir sadakadır.” 

 

Ramazan Bayramı’ndan önce gerçek ihtiyaç sahiplerinin ekonomik problemlerinden uzak, huzur ve sevinç içerisinde bir bayram geçirmelerini temin etmek için kendilerine yapılan malî bir yardım olan “fıtır sadakası”  ise,  Ramazan ayının sonuna yetişen ve zarurî ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı mala sahip her hür müslümanın vermesi vacip olan bir sadakadır” dedi.

 

Fıtır Sadakası aslında sağ olarak yaşam bulma ve sağlıklı bir şekilde Ramazan bayramına ulaşma sadakası olduğunu ifade eden Uçkun, “Bizlere hayat hakkı tanıyan ve Ramazan ayına ulaştıran Rabbimize karşı bir şükür ifadesidir. Ramazan ayı ki, küçük günahların mağfiret bulduğu, sevapların bol bol insanlığı sunulduğu, ibadetlerin kemâle ulaştığı, ahlâki olgunluğun yaşandığı, Kur’ân-ı Kerîm’lerin hayata aktarıldığı bir aydır. Ramazan ayı, feyiz ve bereketiyle on bir ayın sultanı olduğu, içerisinde bulunan bir gecesinin (Kadir gecesinin) bin aydan daha hayırlı olduğu bir aydır. Bu sebeple bu aya erişmek büyük bir lütuftur. Bizlere bu lütfu sunan Yüce Rabbimize karşı bir şükür ifadesi olarak Fıtır Sadakamızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmalıyız” dedi.

 

Uçkun açıklamasının devamında; “Zekât, maddi gücü olanlar tarafından verildiği için verilenler bütün fakirlerin, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını karşılayamamış olabilir. Ama fıtır sadakası böyle değildir. Ramazana ulaşan ve maddi gücü yerinde olan herkes tarafından verilmesi zaruri olduğundan dolayı fıtır sadakası bayrama rahat ve huzurlu girmek isteyen bütün fakirlerin ihtiyaçlarını karşılayan bir sadaka çeşididir. Bu yönüyle zekâttan daha kapsamlıdır ve fakirleri bayrama hazırlık yapma hususunda acil ihtiyaçlarını karşıladığı bir ibadettir.

 

Sadaka-i fıtır herkesin bayrama neşeli girmesini sağlayan çok büyük bir yardımlaşmadır. Bu yönüyle toplumsal birlik ve beraberlik açısından çok büyük bir etkiye sahiptir. Özellikle Ramazan bayramları çocuklar için çok önemlidir. Bu bayramda çocukların beklentisi bir başka olur. Bu durumu biz kendi çocukluğumuzdan çok iyi bilmekteyiz. Hali vakti yerinde olmayan kardeşlerimizin çocukları da bizim çocuklarımızdır. Nasıl ki bizim çocuklarımızın bayrama hüzünle girmemesini arzu ediyorsak ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin çocuklarının da aynı şekilde bayrama hüzünle girmelerine engel olmalıyız. İşte bu mutluluğun adı fıtır sadakasıdır.

Namazlarımız, oruçlarımız, Kur’ân-ı Kerîm okumalarımız kişisel olarak bizleri olgunlaştırmakta, ayrıca Rabbimize karşı kulluğumuzu yerine getirmekteyiz. Bununla beraber toplumsal birlikteliğin sağlanması için, kişinin benliğinde bulunan cimrilik, bencillik, nemelazımcılık gibi kötü huylardan arınması için, ekonomik dengenin daha rahat oluşturulabilmesi için zekât ve sadaka vazgeçilmez ibadetlerimiz arasındadır. Aynı dine îman etmiş, aynı kıbleye yönelmiş, aynı kutsal kitaba gönül vermiş inananlar olarak birbirimizin ihtiyaçlarını görmezlikten gelmemiz asla düşünülemez. Ramazan ayının vermiş olduğu haz ve bereketle bizde olanları olmayanlara ulaştırmak ve bayram namazından önce Fıtır Sadakamızı vermek suretiyle, kardeşlerimizin ihtiyaçlarını gidermiş olacağız ki, bu manada hem insanlar hem de Rabbimiz râzı olacaktır.

 

Bizler bir bedenin bütün uzuvları gibiyiz. Birbirimizi öyle görmeliyiz. Bir organda bulunan bir ağrı bütün vücudumuzu etkilemekte ise, Müslüman kardeşimizin sıkıntısı da bizi aynı şekilde etkilemeli ve çözüm yollarına gitmeliyiz. Ramazan ayında belki çok az bir meblağ olarak görünse de tüm inananlar tarafından fakirlere dağıtıldığından dolayı Fıtır Sadakası çok büyük bir yardımın adıdır.

 

Halk arasında fitre de denilen sadaka-i fıtır, sadaka kelimesi ile iftar etme, Ramazan Bayramı, yaratılış anlamına gelen fıtır kelimesinin bileşiminden meydana gelmiştir. Sadaka-i fıtır, dînen zengin olarak Ramazan ayının sonuna yetişen Müslüman’ın belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır. Fıtır sadakası Ramazan orucunun farz kılındığı hicretin 2. yılında Şaban ayında ve zekâttan önce farz kılınmıştır. Fıtır Sadakasının dîni bir vecibe olarak algılanmasının temel sebepleri, Sevgili Peygamberimizin bu husus ile ilgili ifade ettiği hadisler ve kendisinin de yerine getirdiği davranışlardır.

 

Fıtır sadakası mâli bir ibadettir ve yerine getirmekle Müslümanlar mükelleftir. Fıtır sadakasının verilmemesi neticesinde dîni sorumluluk vardır ve dünyadaki bu sorumluluk âhirette cezayı gerektirecektir.

 

Sadaka-i fıtrın Ramazan bayramından önce verilmesi iyidir. Ama Bayram günü veya daha sonra da verilebilir.

 

Fıtır Sadakasını Müslüman olanlar, mal varlığı yerinde olanlar ifa ederler. Mal varlığı yerinde olanlardan kasıt, Ramazan bayramı öncesinde borcundan ve temel ihtiyaçlarından ayrı olarak nisap miktarı malı (80.18 gram altın) veya onun değerinde parası bulunan kimselerdir. Elde bulunan bu meblağın zekâtta olduğu gibi artıcı olması veya üzerinden bir yıl geçmesi gibi bir şart yoktur. Böyle nisap miktarına mâlik olan kimselerin hem kendilerinin hem de bakmakla yükümlü küçük çocuklarının, ayrıca eğer velayeti altına bulunan ve mal varlığı fıtır sadakası ödemeye elverişli olmayan küçüklerin fıtır sadakalarını vermeleri üzerine vaciptir.

 

Bir kimse zengin olan karısının ve büyük çocuklarının, babasının ve annesinin, kardeşlerinin fitresini vermekle yükümlü değildir. Eşi ve ergenlik çağını geçmiş büyük çocukları zengin iseler, bunlar fıtır sadakalarını kendileri verirler. Bununla beraber bir kimse eşinin ve büyük çocuklarının iznini almadan onların adına fıtır sadakasını verebilir. Böyle bir durumda fıtır sadakası onlar adına yerine getirilmiş olur.

Bir kimse, ana–babası fakir ve aklî dengeleri bozuk ise onların fıtır sadakalarını da verecektir. Fıtır sadakası, yolculuk, hastalık veya aşırı yaşlılık gibi meşru bir mazeretten dolayı oruç tutmakla mükellef olmayan kişi için de vaciptir. Ramazan Bayramı’nın ilk günü fecrin doğumundan (şafağın sökmesinden, tanyerinin ağarmasından) önce vefat eden, fakir düşen veya fecrin doğumundan sonra dünyaya gelen ya da Müslüman olan kişiye fıtır sadakası vacip değildir. Fakat fecrin doğumundan sonra ölen bir Müslümana fıtır sadakası vacip olmuş olur.  Binaenaleyh, vasiyet etmiş ise terekesinin üçte-birinden verilir. Varislerinin kendi mallarından vermeleri de caizdir.

 

Anne karnındaki bebek (cenin) için fıtır sadakası gerekmeyeceği hususunda İslâm âlimleri görüş birliğine varmışlardır.

 

Fıtır sadakası verilirken kalben niyet edilmelidir. Kalben niyet edildikten sonra ihtiyaç sahibine ben bunu fıtır sadakası olarak sana veriyorum demeye gerek yoktur. Ayrıca bir fakirin borcu affedilmek suretiyle fıtır sadakası mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. Fıtır sadakası fakirin eline geçmelidir. Fıkıh literatüründe bu duruma “temlik” denilmektedir.

 

Fıtır sadakası, zekât verilebilecek durumda olanlara verilir. Zekâtın verilmediği kişilere de fıtır sadakası verilmez. Buna binaen kişi bakmakla yükümlü olduğu eşine, çocuklarına, babasına, annesine, dedesine, nenesine, torunlarına ve torunlarının çocuk veya torunlarına fıtır sadakası veremez. Yine dinen zengin sayılanlara, Müslüman olmayanlara fıtır sadakası verilmez. Bir başka husus fıtır sadakası ihtiyaç sahibinin hakkıdır. Fakirin eline geçmelidir. Bu sebeple herhangi bir hayır için yapılmakta olan bina müştemilatına veya binaya yapılacak olan harcamalar için de fıtır sadakası verilmez.

 

Fıtır sadakasını kişi dağıtırken ister uzakta otursunlar isterse yakınlarda otursunlar öncelikle yakın akrabalarını gözetmelidir. Fıtır sadakası zekât gibi kardeşlere, teyze, amca, hala, dayı veya onların çocuklarına verilebileceğinden dolayı öncelikle onlar gözetilmelidir. Eğer akrabalarımız arasında yardıma muhtaç birisi yok ise o zamanda yakın komşularımızdan başlayarak, köyümüzde bulunanlara, beldemizde veya ilçemizde bulunanlara, sonra şehrimizde ve daha sonra ülkemizde bulunanlara, daha sonrada tüm İslam âleminde yaşayan kardeşlerimize Sadaka-i fıtırı ulaştırmalıyız.

Bir fıtır sadakası bir fakire verilir. Bir fıtır sadakası ikiye bölünerek ayrı ayrı verilmez. Bununla beraber birden fazla fıtır sadakası verecek isek bunu bir fakire verebileceğimiz gibi birkaç fakire ayrı ayrı verebiliriz.

 

Günümüzde fıtır sadakasının asgari miktarı Diyanet İşleri Başkanlığımızca tespit edilmektedir. Bu seneki fıtır sadakasının en alt sınırı 2016 yılı itibariyle 15 TL olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu rakam en alt sınır olması sebebiyle her kesimde bulunan insanlar kendi durumlarına göre bu sadakayı artırabilirler. Burada şu ölçüyü esas alabiliriz. Fıtır sadakasını verecek olan kişi, normal şartlarda yediği sabah ve akşam yemeklerinin parasal değerini hesap etmeli ve sadakasını bu meblağ üzerinde vermelidir.  Diğer yandan bir evde bir kişiye düşen masraf, sadaka-i fıtr’ın esasıdır. Müftülüklerin gösterdiği listelerdeki birimler birer ruhsattır. Bir fabrikatörle ile bir işçinin, memurun ev masrafı aynı olmadığı gibi fitreleri de aynı olmayacaktır haliyle.

Bütün yardımlarımızda olduğu gibi zekâtlarımızı ve fıtır sadakalarımızı fakirlere aktarırken dikkat etmemiz gereken şu ana prensibi kesinlikle aklımızdan çıkarmayalım. Her ne yardımda bulunursak bulunalım, yapmış olduğumuz yardımların karşılığını sadece Yüce Rabbimizden beklemeliyiz. Minnet duygusuyla hareket etmek, yapmış olduğumuz yardımlardan dolayı fakirleri, gerçek ihtiyaç sahibi kimseleri aşağı görmek, yapılan yardımları başa kakarcasına dağıtmak, reklam ve gösteriş yapmak, yapılan yardımları boşa çıkaracaktır. Biz Rabbimizin bize ikram ettiğini ve fazlalığından bizlere bahşettiğini ihtiyaç sahiplerine dağıtmaktayız. Yani biz Rabbimizin malını gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktayız. Vesile olduğumuzu unutmayalım. Bizler birer vasıta değiliz.

 

Rabbimiz yaratmış olduğu bütün mahlûkatını rızıklandırmaya gücü yetendir. Bizlerin verecekleri şeylere muhtaç değildir. Bizler zekâtımızı ve sadakalarımızı vermeye muhtâcız ve mecburuz. Allah-u Teâlâ (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

 

“Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden gönül kırma gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir). Ey îman edenler! Allâh’a ve âhiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak bulunan ve maruz kaldığı şiddetli yağmurun kendisini çıplak bıraktığı bir kayanın durumu gibidir. Onlar kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah kâfirler topluluğunu hidayete erdirmez.”(Bakara s., 263)

 

Netice olarak, fakir ile aynı kıbleye yönelen varlıklı Müslüman Allâh’ın müjdesine kulak vererek neden fakire yardımcı olmasın?  “Nefsinin tamahkârlığından korunabilmiş kimseler işte onlar saâdete erenlerdir.” (Haşr, 9) âyeti ile Hz. Peygamber (s.a.v)’in  “Yarım hurma parçası ile dahi olsa Cehennem ateşinden sakının!” (Buhârî, Menâkıb, 2) hadîs-i şerîfine kulak vererek, fıtır sadakamızı asla ihmal etmeyelim, zamanında hak sahiplerine ödeyelim. Unutmayalım!  Hz. Peygamber (s.a.v) bize tenbih ediyor: “Bu gibi günlerde onları dilenmekten kurtarınız!” diye” ifadelerinde bulundu.

 

Uçkun açıklamasının sonunda; “Yüce Rabbim yaptığımız ve yapacağımız tüm ibadetlerimizi kabul eylesin. Fıtır sadakalarımızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı, birlik ve beraberlik içerisinde bir hayat geçirmeyi bizlere nasip eylesin. Gerçek ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderildiği, bayramların sevinçle geçirildiği, zengin fakir kaynaşmasının yaşandığı bir hayat göstersin. Allah’a emanet olun…” dedi.

 

 

 

 




Kaynak: Artvin-Hayati AKBAŞ

Editör: Dilek ONAY CAN



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER İslam Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
VİDEO GALERİ
YUKARI