Bugun...
Bizi izleyin:



Covit-19 hanenize düşmesin

Tarih: 14-11-2020 22:56:27 + -


Covit-19 hanenize düşmesin


Covit-19 hanenize düşmesin

 

2020 Ocak ayının sonuydu. Henüz Covid -19 virüsü bilinmiyor ancak çeşitli şekilde seyreden salgınlar İçin,” bu grip farklı grip,diğerlerine benzemiyor, vücutta aylarca etki bırakıyor, hatta öldürüyor” gibi  çeşitli nitelendirmelerle salgın olan virüsün ne derece tehlikeli olduğu anlatılıyordu.
Bu dönemde yüzlerce kişi bu virüs nedeniyle hastanelere koştu. Neredeyse hastaneler dolup taşıyordu.

İşte bu tarihlerde yabancıların ağırlıklı olarak kalmakta olduğu bir otelde katıldığım toplantı sonrasında bu virüsü kaptım. Havaalanında soğukta dakikalarca araç bekleyip, ağır soğuk da alınca eve geldiğimde bitkin bir durumdaydım ve gece ateş başladı.

Ömrümde karşılaşmadığım bir baş ağrısı, titreme, nefes darlığı, kuru öksürük, hafif mide bulantısı , ishalle, bel ve sırt ağrısıyla kıvrandım. Aldığım hiçbir ateş düşürücü ateşimi düşürmedi ve iki gün çektiğim acılara dayanamayarak acile başvurdum.

Acile gittiğimde sadece bahsettiğim şikayetler değildi şikayetlerim aynı zamanda tat, koku alma duygularım da kör olmuş durumdaydı.

Gece yarısı gittiğim acildeki doktor muayenenin ardından hemen göğüs filmi istedi. Çektirdiğim filimde lekelerin çıkması üzerine acil doktoru tomografi çektirmem gerektiğini belirterek beni eski GATA’ya sevketti.
Burada çekilen tomografide akciğerlerimde lekeler ortaya çıktı. Dahiliyeye sevkle birlikte işin sonunun nereye varacağını merakla bekledim. 
Sonunda ilgili doktor akciğerlerimdeki lekelerin eskiye ait olabileceğini, herhangi tehlikeli bir durumun olmadığını belirterek sadece verdiği bir kutu antibiyotiği bitirmemi, bol sıvı almamı ve dinlenmemi önerdi.

Hastalığım belirtilenlere uyarak haftalar sonra düzeldi. Ancak tat ve koku alma duygum geri gelmediği gibi aldığım oksijen hiçbir türlü ciğerlerime yeterli gelmiyordu. 

Uzun bir süre sonra düzelebildim..

Birkaç hafta sonra covıt-19 ortaya çıktığında anladım ki, ben bu virüsü yenmiştim. Belki de en önemli şansım o günlerde bu virüs’ün bilinmemiş olmasıydı..

Eğer, hastalığım anında o virüs bilinse ve bana o teşhis konsaydı, belki de birçok dostum, tanıdığım gibi ben de hastaneye yatırılıp, uygulanacak tedavi sonucunda hayatımı kaybetmiş olabilirdim.

Neden böyle düşündüğüme gelince; O günlerde bu durumdaki birçok hastaya verilen onlarca ilaç, uygulanan tedavi sonucunda kişilerde beyin kanaması, kalp krizi gibi şeylerle karşılaşıldı. 
O gün, bu gün tedavide verilen ilaçların nelere yol açtığı bilinmiyor. Kimisi ilaçların, kimisi ise virüsün kanı pıhtılaştırdığını öne sürüyor. Genel uygulamalarda da o nedenle hastalara kan sulandırıcı veriliyor.

Kan pıhtılaşmasının virüs kaynaklı mı, yoksa ilaç kaynaklı mı olduğu ise hala meçhul..

Geçmişte bunları yaşamış olmam nedeniyle “nasılsa virüsü alıp yendim, bağışıklık kazandım” diye düşünmüş olsam da  tedbiri hiç elden bırakmadım.

Ancak, bütün tedbirlere rağmen yine de yeni bir hastalığa yakalanmadan kurtulamadım. Geçmişte yaşadıklarımın çok daha hafifi şikayetlerim olsa da yine de zaman zaman ateş, boğaz ağrısı, hafif baş ağrısı, ağır bir bel, sırt ağrısı iyileşene dek sürdü.
Ev halkı da aynı süreçlerden geçti.

Test olmadık ve bildiğimiz grip tedavi metodlarıyla düzeldik. Yirmi günlük bir tedavi süreci sonucu şimdilerde hiçbir şikayetimiz yok. Ama  hala yaşadıklarımızın vücudumuzda ne tür etkiler bıraktığı konusunda endişelerimiz kalkmış değil..
Test ve pozitif sonuç sonrasında verilen ilaçlara maruz kalmamış olmamız en büyük tesellimiz.
Pozitif sonuç o derece yaygın ki, bugün negatif çıkan yarın negatif oluyor veya günler sonra aynı sonuçla karşı karşıya kalıyor.
Düşünün;Elon Musk bile aynı gün aynı hastanede yaptırdığı dört testin ikisi negatif, ikisi ise pozitif çıkınca “bu işte bir iş var” var diye şaşkınlık geçirmiş. Yani hiçbir şekilde test sonuçları yüzde yüz doğru değil. Sonuç ne çıkarsa çıksın insan endişeden kurtulamıyor.

Bunları neden anlattım;

Bir kere bu virüsün ne olduğu, vücutta nasıl etkiler bıraktığı, kesin tedavisinin ne olduğu, kullanılan ilaçların doğru olup olmadığı, ne tür yan etkilerinin olduğu bilinmiyor. 
O nedenle insanlar sadece test sonuçlarına değil, kullanılan ilaçlara, uygulanan tedavi metodlarına da zerre güvenmiyor. 
Bu konuda endişe edenleri haklı çıkaracak onlarca örnek var! 
Hastanelere sağlam gidip ölen nice insan var..

Son söz olarak demek isterim ki; ne “ben kovit geçirdim, bir daha olmam” düşüncesi, ne de “virüs artık hafifledi, yakalansak da önemli değil” düşüncesi doğru değil.

Ortada sonucunun nereye varacağı bilinmeyen bir illet var. 
Buna karşı tek yapılacak şey tedbirlere sıkı sıkıya uymak, virüsü almamak İçin azami dikkat göstermek..

Tedbir olarak neler öneriliyorsa bunlara sıkı sıkıya uyalım. En çok dikkat edilmesi gereken şey ise topluluklarda maske, mesafe uygulamak ve kapalı ortamlardan uzak durmak olmalı.
İnanıyorum ki Türkiye bir süre sonra bu illetin çaresini bulacaktır.

Bizlere düşen sabırla kurallara uymak..

Kendimiz için, ailemiz için, çevremiz için, hepimiz için....

Adnan ONAY






Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Editörün Seçtikleri Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Ramazan Bayramı 2020
    Ramazan Bayramı 2020
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI