Bugun...
Bizi izleyin:



Çaykur’u Değil, Çıkarlarını Savunan Tetikçiler,Fedailer...

Tarih: 19-02-2018 08:18:01 Güncelleme: 19-02-2018 08:40:01 + -


YEŞİL-MAVİ YAZILAR-1 ÇAYKUR’U DEĞİL ÇIKARLARINI SAVUNAN TETİKÇİLER, FEDAİLER!


Çaykur’u Değil, Çıkarlarını Savunan Tetikçiler,Fedailer...

Yarım asırı aşan meslek hayatımda binlerce konuya değindim ancak sadece Rize ili ilgili yazılarımın bulunduğu bir köşem olmadı.

Bunun gerekçesi; kişisel görüşlerimin kurumsal bir görüş olarak algılanması endişesiydi. Zira yazdıklarımın siyasal etkilerinin olması ve ucunun birilerine dokunmasının kaçınılmaz oluşu bu endişelerimi daha da besliyordu. Ancak geldiğimiz noktada, geçmişe ve zamana şahitliğin bu endişelerden daha önemli olduğuna karar verdim.

Yerel dokulu bu ilk yazımı, kendimizden yazmak, geçtiğimiz günlerde televizyonumuzda yayınlanan “tele kulis” programında sarfedilen sözler üzerine yaşanan gelişmelere ayırmak istiyorum;

25 yıllık geçmişi olan ve on yılı aşkın bir süredir uydu üzerinden dünyanın birçok yerine yayın yapan televizyonumuz Kaçkar Tv’de, yasal sorumlulukları program yapımcılarına ait onlarca programımız var ve bu programların hemen hemen hepsi canlı yayın şeklinde. Yani program esnasında söylenenler anlık gelişmekte ve önceden bunları sansürleme imkânınız yok. Yaşanabilecek anlık yol kazalarını ancak daha sonra telafiniz mümkün..

Bahse konu olan spor programımız “Tele Kulis” programı da yıllardır ilgi ve beğeniyle izlenen bir canlı program.

‘Tele Kulis’in moderatörü ve yorumcusu olan Alaattin Onay, çocukluk yaşlarından itibaren sporun yakın takipçisi olup, kuruluşundan beri televizyonumuzda spor programı yapan sarı basın kartı sahibi bir programcımız..

Bir spor programı yapmaya en uygun nitelikleri taşıyan, buna en çok hakkı olan isimlerden biri.

O nedenle Alaattin Onay’ın bu durumunu, ömründe sporun yanından geçmemiş fetö yağcısı pazarlamacıları kendilerine tetikçilik yapma karşılığında güreş takımında veya şurada burada istihdam edenlerin takdir etmesini elbet beklemiyorum. Kardeşim birileri gibi menfaati için tetikçilik yapanlardan değil, o bu camianın içinden gelmiş bir spor aşığı.

Elbet, programlarında her söylediğine katılmak mümkün olmayabilir.

Programlarında kendisine ulaşan sorunları dile getirmekten çekinmeyen yaklaşımları nedeniyle sporun her alanında sorunları olan hemen herkesin kapısını çaldığı birisi..

Televizyonumuzda yaptığı o konuşma ise sporculara sahip çıkma adına söylenmiş, ancak bence sonuçları iyi hesap edilmemiş bir konuşma..

Konunun özetine gelince; Alaattin Onay’ın 2. başkanlığını yaptığı Yeşil Çay bayan futbol takımının başkanı İdris Ocak, kulübünün maddi desteksiz kalması ve kapanma noktasına gelmesi üzerine bir çok yere destekte bulunan Çaykur’dan destek talebinde bulunur. Kulübün destekçisi olan Rize belediyesi de desteklerden vazgeçtiği için destek için son umut olarak gidilen Çaykur’da , Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu’na durum anlatılır ve kendisinden yardım talep edilir. Bu esnada aralarında bir konuşma geçer ve bu konuşmaya dayalı olarak da Talep geri çevrilir.

Kulüp başkanı, yapılan görüşme sonucunun olumsuz olmasının nedenleriyle ilgili kulüp ikinci başkanı ve Tele Kulis programının yapımcısı Alaattin Onay’a bazı beyanlarda bulunur ve Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu’nun destekte bulunmamasını “bayan futbol takımına yardımın günah olması “ nedenine bağladığını öne sürer…

Alaattin Onay, ilgili/ilgisiz bir çok yere yardımda bulunan Çaykur’un, kapanmakla karşı karşıya kalan ilimizin bir bayan futbol takımının talebinin bu sözlerle geri çevrilmesi iddiaları karşısında şaşkındır.

 

 

Ancak kulüp başkanı iddiasında ısrarcıdır ve üstelik iddiasını dile getirirken Orhan Yazıcılar’ın da o esnada yanında olduğunu dile getirmektedir.

Bu iddialar üzerine Alaattin Onay Çaykur Genel Müdürünü arar. Ancak kendisine cevap verilmez, ulaşmak için tüm uğraşları, ısrarcı aramaları sonuçsuz kalır.

Genel Müdür’ün telefonlarına çıkmayışını, konuyu aydınlatmak istemeyişini İdris Ocak’ın söylediklerinin doğru olduğu şeklinde değerlendirir..

Sonrası bildiğimiz şey..

Alaattin, bir çok yere destek veren Çaykur’un kulüplerine destek vermemesi bir yana bir de bu sözlerle muhatap olunulmasının halet-i ruhuyesiyle kendisine aktarılanları ekrandan açıklar. Amacı; ulaşamadığı Genel Müdüre ekran aracılığıyla iddiayı iletmektir.

Programda yapılan bu açıklamanın kasetini birileri anında bir yerlere servis eder ve iddia birden gündem oluşturur.

Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu bunun üzerine bir basın açıklaması yapar ve iddiaları yalanlar..

Yaptığı yazılı basın açıklamasında buraya gelinceye kadar ki gelişmelere değinilirken de çeşitli suçlamalarda bulunulur.

Ayrıca basın açıklamasında kullanılan cümleler de kimilerince bir başka açıdan aynı doğrultuda eleştirilir.

Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, bası açıklamasındaki sözlerden yola çıkarak “Çaykurcuya göre kim bayan, kim hanım ve kadın nerede” başlıklı yazıyla Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’nun kadınlar üzerinde ayrımcılık yaptığını iddia eder.

Bu basın açıklamasında bizleri ilgilendiren asılsız bir iddia da ortaya atılır; Bu iddia, Alaattin Onay’ın kendi programına sponsor olunmadığı için böyle bir yalan uydurduğudur.

Oysa işin içinde asla Genel Müdür’ün iddia ettiği gibi Alaattin Onay’ın kendi programına “Çaykur’dan sponsorluk” talep ettiği ve bu isteğinin geri çevrilmesi gibi bir neden yok..

Kaldı ki; Ülkemizde ve Dünyanın bir çok yerinde ilgiyle izlenen, çay diyarı Rize’den yapılmış olan bu program için iddia edildiği gibi sponsorluk istenmiş ve bu talep uygun görülmemişse hem işin doğruluğunu, hem de bu vesileyle red gerekçesini öğrenmek isteriz.

Bir çok yere sponsor olmuş olup, maddi destekte bulunan Çaykur şu an bile tescilli gezici Selçuk Balcı’nın klibine sponsor olabiliyorsa herhalde ilgiyle izlenen bir programa sponsor olunması halinde kimse ondan bu yönde hesap sormazdı..

Bu ve benzeri asılsız iddiaya rağmen olup bitenler karşısında televizyon olarak susmayı tercih ettik.

Takip edenlerin bildiği gibi, iddiayı ortaya atan İdris Ocak, Genel Müdür’ün yaptığı basın açıklamasının ardından o gün kameralar karşısına geçer ve iddialarını tekrarlar ancak aradan 24 saat geçmeden bir başka mecrada kendi kendini yalanlar, Genel Müdürün böyle bir açıklama yapmadığını, tüm hatanın kendinden kaynaklandığını belirtir ve Genel Müdürü üzdüğü için özür diler…

İşin garibi; İdris Ocak Genel Müdür’den özür dilerken, yanılttığı, zorda bıraktığı için asıl özür dilemesi gereken kuruluş olan televizyonumuzdan ve Alaattin Onay’dan özür dilemeyi hiç aklına getirmez!

 

Televizyon yetkilileri olarak bizler bu süreçte yapılacakların en doğrusunu yaparak her hangi bir tekzip yazısını beklemek veya bu süreçte kendini haklı göstermek gibi bir yola baş vurmadan sıcağı sıcağına Alaattin Onay’a, İdris Ocak veya Orhan Yazıcılar gibi birilerinin söylemleri üzerinden böylesi önemli bir iddianın ekranda dile getirilmesinin yanlışlıklarını vurgulayarak, özür dilemesi gerektiğini belirttik.

Alaattin Onay da bu düşüncemize katılır.

İdris Ocak’ın 24 saat içerisinde iki ayrı kameraya, birbiriyle zıt iki farklı açıklama yapması üzerine Alaattin Onay, aynı gün sadece genel müdür ve kamuoyundan özür dilemekle kalmaz, kulüpteki görevinden de istifa eder.

Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu yurt dışı dönüşünde konuyla ilgili bir basın toplantısı yapar. Adı basın toplantısıdır ama bu toplantıya televizyonumuz davet edilmez ve buradaki konuşması, FETÖ’culuk iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulunulmuş bir televizyondan kanalından canlı olarak yayınlanır.

Oldum olası özel ilgi gösterip, bugüne kadar dostluğumun ötesinde hiçbir durum yaşamadığım Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu, burada yaptığı açıklamalarda sadece Tele Kulis programında olup bitenle yetinmez, işin içine beni ve uzun yıllardır onun halkla buluşmasına her zaman aracı olmuş olan televizyonumuzu da katar.

Çağrılmadığımız ve o nedenle sorular sorma imkânımız olmayan bir canlı yayında Genel Müdür Sütlüoğlu bugüne kadar kadar kendisine her tür yayın desteğini vermiş olan televizyonumuz için bir tek olumlu laf etmez. Ayrıca, (organize şekilde) adı basın mensubu olarak nitelendirilen kişiler tarafından kışkırtıcı sorular ve yorumlarla televizyonumuz linç edilir.

Kendisi hakkında televizyonumuzda söylenmiş olan iddianın daha ağırını yazmış olan Ertuğrul Özkök için ise tek kelime etmez.

Konuşmalarda iddiayı asıl dile getiren kişi olan İdris Ocak’ın tavırlarına , o konuşmanın kasetini hemen ulusal kanallara yetiştirenlere hiç değinilmez.

Hikâyenin içinde yer alan ve Genel Müdürün “konuşma esnasında o da oradaydı” dediği Orhan Yazıcılar da basın toplantısındadır ancak bu konunun orada ona sorulmasına gerek görülmez.

Ancak burada kendisine hiçbir şey sorulmayan ve konudan uzak duran Orhan Yazıcılar, daha sonra aynı televizyona çıkar ve İdris Ocak’ın son açıklamalarına benzer açıklamalarda bulunur.

Gerek İdris Ocak’ın, gerekse Orhan Yazıcılar’ın son açıklamalarının doğruluğunu sorgulamak isteyenler elbet bu kişilere kolayca ulaşabilirler, şu an benim bu konuda başkaca bir yorumum yok.

Şahsım olarak; bu konunun yapılan özür ile birlikte kapandığını, bundan sonra yapılacak olan açıklamaların bu kalıp içinde kalacağını düşünmekle yanılmışım.

Meğer bu ilde ahde vefanın, dostluğun, hizmetin vs. birilerince hiçbir kıymeti yokmuş!

Gerek televizyonumuzda yetişmiş olan ve basın mensubu olarak nitelendirilip bizlerden bugüne kadar her tür destek alanlar, gerekse orada bulunan diğer bazı kişilerin kuruluşumuza yapılan ithamlar karşısında suskun kalması, hatta bazılarının bu çamur atma yarışına ortak olması üzüntü vericiydi.

Hele, bu süreçte amatör spor , muhtarlar derneği vs gibi isimler adı altında Çaykur’a sahip çıkma numarasıyla Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu’nun gözüne girmek için aleyhimize başlatılan kampanyalara alet olanlar yok mu, asıl insanı bunlar kahrediyor.

Kaçkar televizyonu bugüne kadar sadece kurum/kuruluşlara, siyasi parti temsilcilerine, sivil örgütlere değil halkın yanı sıra bugün (sözde) Çaykur’a destek olma adına ortaya çıkan bu çevrelerin de hepsine kapılarını açtı, destek oldu..

Rize gibi küçücük bir ilden yayın yapıp, FETÖ ve benzeri yerlerden destek almadan , kirli ilişkilerle kaynak elde etmeden ayakta kalmanın tüm zorluklarını yaşayan televizyonumuzun bir süre önce borçları nedeniyle kapatılması karşısında duyarsız kalan ve bir “geçmiş olsun” bile deme gereğini duymayan bu ve benzeri çevrelerin Çaykur’u koruma adına ortaya çıkmalarının asıl nedenini elbet anlayanlar anlıyor!

Evet bizim elimizde dağıtabileceğimiz devlet imkânı yok. Ekranımızdan hak bildiklerimizi söylemek ve halkın derdine sahip çıkmanın ötesinde yapabileceğimiz bir şey yok..

Menfaatleri için türlü şekillere girenlerin desteği varsın bizden uzak olsun..

Bize, bizlerden manevi desteğini hiçbir zaman esirgememiş olan vefakar halkımızın desteği yeter..

 

Adnan ONAY




Editör: Dilek ONAY CAN



Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

DİĞER Editörün Seçtikleri Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • 113 YILIN SIRRI
    113 YILIN SIRRI
  • Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
    Isınmaya yılda 110 lira ödüyor
  • Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
    Rize’de kurbanlıkları taşıyan tır devrildi
  • Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
    Rize'de Sıradışı Ustalık Örneği
  • Çaykaralı Havva Usta
    Çaykaralı Havva Usta
  • Suriye'de iç savaş
    Suriye'de iç savaş
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GÜNDEM PROGRAMI
    resim yok
  • Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
    Artvin’de iki yavru ayı tünele girdi.
  • Asya'da Ali Adnan fırtınası
    Asya'da Ali Adnan fırtınası
  • 42. Arhavi Festivali - Off Road
    42. Arhavi Festivali - Off Road
  • Dev piton karıncalara yem oluyor .
    Dev piton karıncalara yem oluyor .
  • Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
    Karadenizli Adam Trafik Cezası Yerse!
VİDEO GALERİ
YUKARI